"Seni gerçekten müjdeliyoruz, umutsuzlardan olma" demişlerdi.
Melekler: "Seni gerçekle müjdeliyoruz. Sakın Allah'ın rahmetinden ümidini kesenlerden olma!" dediler.
Sana gerçeği müjdeledik, sakın ümitsizliğe düşenlerden olma! dediler.
Sana gerçeği müjdeledik, umut kesenlerden olma! dediler. They said: We bring thee good tidings in truth. So be not thou of the despairing.
Dediler ki: "Seni gerçekle müjdeledik; öyleyse umut kesenlerden olma."
Dediler: "Hakk'a dayanarak müjdeledik sana, sakın ümitsizliğe düşenlerden olma."
“Sana gerçeği müjdeledik, onun için ümit kesenlerden olma!” dediler.
"Sana gerçeği müjdeledik, umudunu kesme," dediler.
📖Türkçe Mealler
"Seni gerçekten müjdeliyoruz, umutsuzlardan olma" demişlerdi.
Melekler: "Seni gerçekle müjdeliyoruz. Sakın Allah'ın rahmetinden ümidini kesenlerden olma!" dediler.
Sana gerçeği müjdeledik, sakın ümitsizliğe düşenlerden olma! dediler.
Sana gerçeği müjdeledik, umut kesenlerden olma! dediler. They said: We bring thee good tidings in truth. So be not thou of the despairing.
Dediler ki: "Seni gerçekle müjdeledik; öyleyse umut kesenlerden olma."
Dediler: "Hakk'a dayanarak müjdeledik sana, sakın ümitsizliğe düşenlerden olma."
“Sana gerçeği müjdeledik, onun için ümit kesenlerden olma!” dediler.
"Sana gerçeği müjdeledik, umudunu kesme," dediler.