Sana dağları sorarlar; de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman'ın heybetinden kısılmıştır; ancak bir fısıltı işitirsin."
"Böylece yerlerini dümdüz boş bir halde bırakacak."
Böylece yerlerini dümdüz, bomboş bırakacaktır.
Yerlerini boş, dümdüz bırakacaktır.
"Yerlerini bomboş, çırçıplak bırakacaktır."
"Yerlerini bomboş, dümdüz bırakacaktır."
Bir de sana o gün, dağların durumunu sorarlar. De ki: “Rabbim onları darmadağın edecek, ufalayıp savuracak, yerlerini dümdüz, boş vaziyette bırakacak.”
"Yerlerini dümdüz, bomboş bırakacaktır."
📖Türkçe Mealler
Sana dağları sorarlar; de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman'ın heybetinden kısılmıştır; ancak bir fısıltı işitirsin."
"Böylece yerlerini dümdüz boş bir halde bırakacak."
Böylece yerlerini dümdüz, bomboş bırakacaktır.
Yerlerini boş, dümdüz bırakacaktır.
"Yerlerini bomboş, çırçıplak bırakacaktır."
"Yerlerini bomboş, dümdüz bırakacaktır."
Bir de sana o gün, dağların durumunu sorarlar. De ki: “Rabbim onları darmadağın edecek, ufalayıp savuracak, yerlerini dümdüz, boş vaziyette bırakacak.”
"Yerlerini dümdüz, bomboş bırakacaktır."