Musa: "Rabbim! Doğrusu beni yalanlamalarından korkuyorum; göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Onun için Harun'a da elçilik ver. Onların bana isnat ettikleri bir suç da vardır. Beni öldürmelerinden korkuyorum" demişti.
"Ve göğsüm daralır, dilim dönmez, onun için Harun'a da elçilik ver."
(Bu durumda) içim daralır, dilim dönmez; onun için Harun'a da elçilik ver.
Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor (tutukluk yapıyor), onun için Harun'a da elçilik ver."
"Göğsüm sıkışıyor, dilim dönmüyor; bundan dolayı Harun'a da (elçilik görevini bildirmesi için Cibril'i) gönder."
"Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Görev emrini Hârun'a gönder."
“Ya Rabbî” dedi, “Korkarım ki beni yalancı sayarlar, benim de göğsüm daralır, dilim tutulur. Onun için Harun'a da risalet ver!” [28,34; 20,29] {KM, Çıkış 4,10-14}
"Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor; kardeşim Harun'u gönder."
📖Türkçe Mealler
Musa: "Rabbim! Doğrusu beni yalanlamalarından korkuyorum; göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Onun için Harun'a da elçilik ver. Onların bana isnat ettikleri bir suç da vardır. Beni öldürmelerinden korkuyorum" demişti.
"Ve göğsüm daralır, dilim dönmez, onun için Harun'a da elçilik ver."
(Bu durumda) içim daralır, dilim dönmez; onun için Harun'a da elçilik ver.
Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor (tutukluk yapıyor), onun için Harun'a da elçilik ver."
"Göğsüm sıkışıyor, dilim dönmüyor; bundan dolayı Harun'a da (elçilik görevini bildirmesi için Cibril'i) gönder."
"Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor. Görev emrini Hârun'a gönder."
“Ya Rabbî” dedi, “Korkarım ki beni yalancı sayarlar, benim de göğsüm daralır, dilim tutulur. Onun için Harun'a da risalet ver!” [28,34; 20,29] {KM, Çıkış 4,10-14}
"Göğsüm daralıyor, dilim açılmıyor; kardeşim Harun'u gönder."