Sâffât Suresi
وَهَدَيْنَاهُمَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقٖيمَۚ
vehedeynâhüme-ṣṣirâṭa-lmüsteḳîm.
Her ikisini de doğru yola ilettik.
وَتَرَكْنَا عَلَيْهِمَا فِي الْاٰخِرٖينَ
veteraknâ `aleyhimâ fi-l'âḫirîn.
Sonra gelenler içinde, namlarına şunu bıraktık.
اِنَّا كَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنٖينَ
innâ keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.
Doğrusu biz, iyileri böylece mükafatlandırırız.
اِنَّهُمَا مِنْ عِبَادِنَا الْمُؤْمِنٖينَ
innehümâ min `ibâdine-lmü'minîn.
Şüphesiz, ikisi de mümin kullarımızdandı.
وَاِنَّ اِلْيَاسَ لَمِنَ الْمُرْسَلٖينَۜ
veinne ilyâse lemine-lmürselîn.
İlyas da şüphe yok ki, peygamberlerdendi.
اِذْ قَالَ لِقَوْمِهٖٓ اَلَا تَتَّقُونَ
iẕ ḳâle liḳavmihî elâ tetteḳûn.
(İlyas) milletine: (Allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?
اَتَدْعُونَ بَعْلاً وَتَذَرُونَ اَحْسَنَ الْخَالِقٖينَۙ
eted`ûne ba`lev veteẕerûne aḥsene-lḫâliḳîn.
Yaratanların en iyisini bırakıp da Ba'l'e mi taparsınız? demişti.
اَللّٰهَ رَبَّكُمْ وَرَبَّ اٰبَٓائِكُمُ الْاَوَّلٖينَ
allâhe rabbeküm verabbe âbâikümü-l'evvelîn.
"Sizin de Rabbiniz, sizden önce gelen atalarınızın da Rabbi olan Allah'ı?"
فَكَذَّبُوهُ فَاِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَۙ
fekeẕẕebûhü feinnehüm lemuḥḍarûn.
Bunun üzerine İlyas'ı yalanladılar. Onun için onların hepsi (cehenneme) götürüleceklerdir.
اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَصٖينَ
illâ `ibâde-llâhi-lmuḫleṣîn.
Ancak Allah'ın ihlaslı kulları müstesna.
وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِي الْاٰخِرٖينَ
veteraknâ `aleyhi fi-l'âḫirîn.
Sonra gelenler içinde, kendisine bir ün bıraktık,