📖Ayet detayı ve mealler için meale tıklayın.
وَاِذَا رَاَوْا اٰيَةً يَسْتَسْخِرُونَۖ
veiẕâ raev âyetey yestesḫirûn.
Bir mucize görseler alay ederler.
▼
وَقَالُٓوا اِنْ هٰذَٓا اِلَّا سِحْرٌ مُبٖينٌۚ
veḳâlû in hâẕâ illâ siḥrum mübîn.
Bu ancak açık bir büyüdür, derler.
▼
ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَاباً وَعِظَاماً ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَۙ
eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbev ve`iżâmen einnâ lemeb`ûŝûn.
"Gerçekten biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuz zaman mı, diriltileceğiz?"
▼
اَوَاٰبَٓاؤُ۬نَا الْاَوَّلُونَۜ
eveâbâüne-l'evvelûn.
"İlk atalarımızda mı (diriltilecek)?"
▼
قُلْ نَعَمْ وَاَنْتُمْ دَاخِرُونَۚ
ḳul ne`am veentüm dâḫirûn.
De ki: Evet, hem de hor ve hakir olarak (diriltileceksiniz).
▼
فَاِنَّمَا هِيَ زَجْرَةٌ وَاحِدَةٌ فَاِذَا هُمْ يَنْظُرُونَ
feinnemâ hiye zecratüv vâḥidetün feiẕâ hüm yenżurûn.
O (diriltme) korkunç. bir sesten ibaret olacak, o anda hemen onların gözleri açılıp etrafa bakacaklar.
▼
وَقَالُوا يَا وَيْلَنَا هٰذَا يَوْمُ الدّٖينِ
veḳâlû yâ veylenâ hâẕâ yevmü-ddîn.
(Durumu gören kafirler:) Eyvah bize! Bu ceza günüdür, derler.
▼
هٰذَا يَوْمُ الْفَصْلِ الَّذٖي كُنْتُمْ بِهٖ تُكَذِّبُونَ۟
hâẕâ yevmü-lfaṣli-lleẕî küntüm bihî tükeẕẕibûn.
İşte bu; yalanlamış olduğunuz hüküm günüdür.
▼
اُحْشُرُوا الَّذٖينَ ظَلَمُوا وَاَزْوَاجَهُمْ وَمَا كَانُوا يَعْبُدُونَۙ
uḥşürü-lleẕîne żalemû veezvâcehüm vemâ kânû ya`büdûn.
(Allah, meleklerine emreder:) "Zalimleri, onların aynı yoldaki arkadaşlarını ve tapmış olduklarını toplayın".
▼
مِنْ دُونِ اللّٰهِ فَاهْدُوهُمْ اِلٰى صِرَاطِ الْجَحٖيمِۙ
min dûni-llâhi fehdûhüm ilâ ṣirâṭi-lceḥîm.
"Allah'tan başka. Onlara cehennemin yolunu gösterin".
▼
وَقِفُوهُمْ اِنَّهُمْ مَسْؤُ۫لُونَۙ
veḳifûhüm innehüm mes'ûlûn.
"Onları tutuklayın, çünkü onlar sorguya çekilecekler!
▼
مَا لَـكُمْ لَا تَنَاصَرُونَ
mâ leküm lâ tenâṣarûn.
Size ne oldu ki birbirinize yardım etmiyorsunuz?
▼
بَلْ هُمُ الْيَوْمَ مُسْتَسْلِمُونَ
bel hümü-lyevme müsteslimûn.
Evet, onlar o gün zilletle boyun eğeceklerdir.
▼