📖Ayet detayı ve mealler için meale tıklayın.
ءَاِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَاباً وَعِظَاماً ءَاِنَّا لَمَدٖينُونَ
eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbev ve`iżâmen einnâ lemedînûn.
Biz ölüp kemik, sonra da toprak haline geldiğimiz zaman (diriltilip) cezalanacak mıyız?
▼
قَالَ هَلْ اَنْتُمْ مُطَّلِعُونَ
ḳâle hel entüm müṭṭali`ûn.
(O zat, dünyada geçmiş olan hadiseyi bu şekilde anlattıktan sonra Allah Teala orada bulunanlara:) Siz işin gerçeğine vakıf mısınız? dedi.
▼
فَاطَّـلَعَ فَرَاٰهُ فٖي سَوَٓاءِ الْجَحٖيمِ
feṭṭale`a feraâhü fî sevâi-lceḥîm.
( İşte o zaman konuşan baktı, arkadaşını cehennemin ortasında gördü.
▼
قَالَ تَاللّٰهِ اِنْ كِدْتَ لَتُرْدٖينِۙ
ḳâle tellâhi in kitte letürdîn.
"Yemin ederim ki, sen az daha beni de helak edecektin.
▼
وَلَوْلَا نِعْمَةُ رَبّٖي لَكُنْتُ مِنَ الْمُحْضَرٖينَ
velevlâ ni`metü rabbî leküntü mine-lmuḥḍarîn.
Rabbimin nimeti olmasaydı, şimdi ben de (cehenneme) getirilenlerden olurdum" dedi.
▼
اَفَمَا نَحْنُ بِمَيِّتٖينَۙ
efemâ naḥnü bimeyyitîn.
Birinci ölümümüz hariç, bir daha biz ölmeyecek miyiz?
▼
اِلَّا مَوْتَتَنَا الْاُو۫لٰى وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبٖينَ
illâ mevtetene-l'ûlâ vemâ naḥnü bimü`aẕẕebîn.
Yalnız ilk ölümümüz, başka ölüm yok ve biz azaba da uğratılmayacağız ha?!"
▼
اِنَّ هٰذَا لَهُوَ الْفَوْزُ الْعَظٖيمُ
inne hâẕâ lehüve-lfevzü-l`ażîm.
Şüphesiz bu, büyük kurtuluştur.
▼
لِمِثْلِ هٰذَا فَلْيَعْمَلِ الْعَامِلُونَ
limiŝli hâẕâ felya`meli-l`âmilûn.
Çalışanlar, böylesi bir kurtuluş için çalışsınlar.
▼
اَذٰلِكَ خَيْرٌ نُزُلاً اَمْ شَجَرَةُ الزَّقُّومِ
eẕâlike ḫayrun nüzülen em şeceratü-zzeḳḳûm.
Şimdi ziyafet olarak, cennet ehli için anılan bu nimetler mi daha hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı?.
▼
اِنَّا جَعَلْنَاهَا فِتْنَةً لِلظَّالِمٖينَ
innâ ce`alnâhâ fitnetel liżżâlimîn.
Biz onu (zakkumu) zalimler için bir fitne (imtihan) kıldık.
▼
اِنَّهَا شَجَرَةٌ تَخْرُجُ فٖٓي اَصْلِ الْجَحٖيمِۙ
innehâ şeceratün taḫrucü fî aṣli-lceḥîm.
Zira o, cehennemin dibinde bitip yetişen bir ağaçtır.
▼
طَلْعُهَا كَاَنَّهُ رُؤُ۫سُ الشَّيَاطٖينِ
ṭal`uhâ keennehû ruûsü-şşeyâṭîn.
Tomurcukları sanki şeytanların başları gibidir.
▼