Sureler/Sâffât
Ayete git:
Surede ara:
📖Ayet detayı ve mealler için meale tıklayın.
سُورَةُ الصَّافَّاتِ

Sâffât Suresi

Mekki·182 Ayet·37. Sure
Sayfa Düzeni Seçimi
92

مَا لَكُمْ لَا تَنْطِقُونَ

mâ leküm lâ tenṭiḳûn.

Neden konuşmuyorsunuz? dedi.

▼
📖Tefsir Oku
93

فَرَاغَ عَلَيْهِمْ ضَرْباً بِالْيَمٖينِ

ferâga `aleyhim ḍarbem bilyemîn.

Bunun üzerine, yanlarına gelip sağ eliyle vurdu (kırıp geçirdi.)

▼
📖Tefsir Oku
94

فَاَقْبَلُٓوا اِلَيْهِ يَزِفُّونَ

feaḳbelû ileyhi yeziffûn.

(Putperestler) koşarak İbrahim'e geldiler.

▼
📖Tefsir Oku
95

قَالَ اَتَعْبُدُونَ مَا تَنْحِتُونَۙ

ḳâle eta`büdûne mâ tenḥitûn.

İbrahim: Yonttuğunuz şeylere mi ibadet edersiniz!

▼
📖Tefsir Oku
96

وَاللّٰهُ خَلَقَكُمْ وَمَا تَعْمَلُونَ

vellâhü ḫaleḳaküm vemâ ta`melûn.

Oysa ki sizi ve yapmakta olduklarınızı Allah yarattı, dedi.

▼
📖Tefsir Oku
97

قَالُوا ابْنُوا لَهُ بُنْيَاناً فَاَلْقُوهُ فِي الْجَحٖيمِ

ḳâlü-bnû lehû bünyânen feelḳûhü fi-lceḥîm.

Onun için bir bina yapın ve derhal onu ateşe atın! dediler.

▼
📖Tefsir Oku
98

فَاَرَادُوا بِهٖ كَيْداً فَجَعَلْنَاهُمُ الْاَسْفَلٖينَ

feerâdû bihî keyden fece`alnâhümü-l'esfelîn.

Böylece ona bir tuzak kurmayı istediler. Fakat biz onları alçaklardan kıldık.

▼
📖Tefsir Oku
99

وَقَالَ اِنّٖي ذَاهِبٌ اِلٰى رَبّٖي سَيَهْدٖينِ

veḳâle innî ẕâhibün ilâ rabbî seyehdîn.

(Oradan kurtulan İbrahim:) "Ben Rabbime gidiyorum. O bana doğru yolu gösterecek".

▼
📖Tefsir Oku
100

رَبِّ هَبْ لٖي مِنَ الصَّالِحٖينَ

rabbi heb lî mine-ṣṣâliḥîn.

O: "Rabbim! Bana salihlerden olacak bir evlat ver", dedi.

▼
📖Tefsir Oku
101

فَبَشَّرْنَاهُ بِغُلَامٍ حَلٖيمٍ

febeşşernâhü bigulâmin ḥalîm.

İşte o zaman biz onu uslu bir oğul ile müjdeledik.

▼
📖Tefsir Oku
102

فَلَمَّا بَلَغَ مَعَهُ السَّعْيَ قَالَ يَا بُنَيَّ اِنّٖٓي اَرٰى فِي الْمَنَامِ اَنّٖٓي اَذْبَحُكَ فَانْظُرْ مَاذَا تَرٰىۜ قَالَ يَٓا اَبَتِ افْعَلْ مَا تُؤْمَرُۘ سَتَجِدُنٖٓي اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ مِنَ الصَّابِرٖينَ

felemmâ belega me`ahü-ssa`ye ḳâle yâ büneyye innî erâ fi-lmenâmi ennî eẕbeḥuke fenżur mâẕâ terâ. ḳâle yâ ebeti-f`al mâ tü'mer. setecidünî in şâe-llâhü mine-ṣṣâbirîn.

Babasıyla beraber yürüyüp gezecek çağa erişince: Yavrucuğum! Rüyada seni boğazladığımı görüyorum; bir düşün, ne dersin? dedi. O da cevaben: Babacığım! Emrolunduğun şeyi yap. İnşallah beni sabredenlerden bulursun, dedi.

▼
📖Tefsir Oku
103

فَلَمَّٓا اَسْلَمَا وَتَلَّهُ لِلْجَبٖينِۚ

felemmâ eslemâ vetellehû lilcebîn.

Her ikisi de teslim olup, onu alnı üzerine yatırınca:

▼
📖Tefsir Oku
104

وَنَادَيْنَاهُ اَنْ يَٓا اِبْرٰهٖيمُۙ

venâdeynâhü ey yâ ibrâhîm.

Biz ona: " Ey İbrahim!" diye seslendik.

▼
📖Tefsir Oku
← Önceki1…678910…14Sonraki →
← Yâsin
Mekki · 182 Ayet
Sâd →
Hikmetü'l-Kur'an
Gezinti
🏠Ana Sayfa