Sureler/Adh-Dhaariyat/42. Ayet

مَا تَذَرُ مِن شَىْءٍ أَتَتْ عَلَيْهِ إِلَّا جَعَلَتْهُ كَٱلرَّمِيمِ

mâ teẕeru min şey'in etet `aleyhi illâ ce`alethü kelramîm.

Diyanet İşleri

Ad milletinin başından geçende de ibret vardır: Onların üzerine, uğradığı her şeyi bırakmayıp toza çeviren kuru bir rüzgar gönderdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

O rüzgar üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül gibi dağıtıyordu.

Diyanet Vakfı

Üzerinden geçtiği şeyi canlı bırakmıyor, onu kül edip savuruyordu.

Süleyman Ateş

Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmıyor, onu kül gibi ediyordu.

Ali Bulaç

Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka çürütüp-kül gibi dağıtıyordu.

Yaşar Nuri Öztürk

Üzerinden geçtiği her şeyi kül haline getirmeden bırakmıyordu.

Suat Yıldırım

Bu rüzgâr, uğradığı her şeyi derhal kül gibi savuruyordu.

Edip Yüksel

Rastgeldiği her şeyi toz toprağa çeviriyordu.

📖Türkçe Mealler

Diyanet İşleri

Ad milletinin başından geçende de ibret vardır: Onların üzerine, uğradığı her şeyi bırakmayıp toza çeviren kuru bir rüzgar gönderdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

O rüzgar üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül gibi dağıtıyordu.

Diyanet Vakfı

Üzerinden geçtiği şeyi canlı bırakmıyor, onu kül edip savuruyordu.

Süleyman Ateş

Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmıyor, onu kül gibi ediyordu.

Ali Bulaç

Üzerinden geçtiği hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka çürütüp-kül gibi dağıtıyordu.

Yaşar Nuri Öztürk

Üzerinden geçtiği her şeyi kül haline getirmeden bırakmıyordu.

Suat Yıldırım

Bu rüzgâr, uğradığı her şeyi derhal kül gibi savuruyordu.

Edip Yüksel

Rastgeldiği her şeyi toz toprağa çeviriyordu.

💬Kullanıcı Tefekkürleri

0 Tefekkür

Tefekkür paylaşmak için giriş yapın

Tıklayarak paneli açın