Sureler/Tûr
Ayete git:
Surede ara:
📖Ayet detayı ve mealler için meale tıklayın.
سُورَةُ الطُّورِ

Tûr Suresi

Mekki·49 Ayet·52. Sure
Sayfa Düzeni Seçimi
27

فَمَنَّ اللّٰهُ عَلَيْنَا وَوَقٰينَا عَذَابَ السَّمُومِ

femenne-llâhü `aleynâ veveḳânâ `aẕâbe-ssemûm.

"Allah bize lütfetti de bizi vücudun içine işleyen azaptan korudu."

▼
📖Tefsir Oku
28

اِنَّا كُنَّا مِنْ قَبْلُ نَدْعُوهُۜ اِنَّهُ هُوَ الْبَرُّ الرَّحٖيمُ۟

innâ künnâ min ḳablü ned`ûh. innehû hüve-lberru-rraḥîm.

"Gerçekten biz bundan önce O'na yalvarıyorduk. Çünkü iyilik eden, esirgeyen ancak O'dur."

▼
📖Tefsir Oku
29

فَذَكِّرْ فَمَٓا اَنْتَ بِنِعْمَتِ رَبِّكَ بِكَاهِنٍ وَلَا مَجْنُونٍۜ

feẕekkir femâ ente bini`meti rabbike bikâhiniv velâ mecnûn.

(Resulüm!) Sen öğüt ver. Rabbinin lütfuyla sen ne bir kahinsin, ne de bir deli.

▼
📖Tefsir Oku
30

اَمْ يَقُولُونَ شَاعِرٌ نَتَرَبَّصُ بِهٖ رَيْبَ الْمَنُونِ

em yeḳûlûne şâ`irun neterabbeṣu bihî raybe-lmenûn.

Yoksa onlar: (O,) bir şairdir; onun, zamanın felaketlerine uğramasını bekliyoruz mu diyorlar?

▼
📖Tefsir Oku
31

قُلْ تَرَبَّصُوا فَاِنّٖي مَعَكُمْ مِنَ الْمُتَرَبِّصٖينَۜ

ḳul terabbeṣû feinnî me`aküm mine-lmüterabbiṣîn.

De ki: Bekleyin. Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.

▼
📖Tefsir Oku
32

اَمْ تَأْمُرُهُمْ اَحْلَامُهُمْ بِهٰذَٓا اَمْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَۚ

em te'müruhüm aḥlâmühüm bihâẕâ em hüm ḳavmün ṭâgûn.

Onlara akılları mı bunu emreder, yoksa onlar, azgın bir topluluk mudur?

▼
📖Tefsir Oku
33

اَمْ يَقُولُونَ تَقَوَّلَهُۚ بَلْ لَا يُؤْمِنُونَۚ

em yeḳûlûne teḳavveleh. bel lâ yü'minûn.

Yahut "Onu kendisi uydurdu!" mu diyorlar? Hayır, onlar iman etmezler.

▼
📖Tefsir Oku
34

فَلْيَأْتُوا بِحَدٖيثٍ مِثْلِهٖٓ اِنْ كَانُوا صَادِقٖينَۜ

felye'tû biḥadîŝim miŝlihî in kânû ṣâdiḳîn.

Eğer doğru iseler onun benzeri bir söz getirsinler.

▼
📖Tefsir Oku
35

اَمْ خُلِقُوا مِنْ غَيْرِ شَيْءٍ اَمْ هُمُ الْخَالِقُونَۜ

em ḫuliḳû min gayri şey'in em hümü-lḫâliḳûn.

Acaba onlar herhangi bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendileri mi yaratıcıdırlar?

▼
📖Tefsir Oku
36

اَمْ خَلَقُوا السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَۚ بَلْ لَا يُوقِنُونَۜ

em ḫaleḳu-ssemâvâti vel'arḍ. bel lâ yûḳinûn.

Yoksa gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır! Onlar bir türlü anlayıp inanmazlar.

▼
📖Tefsir Oku
37

اَمْ عِنْدَهُمْ خَزَٓائِنُ رَبِّكَ اَمْ هُمُ الْمُصَيْطِرُونَۜ

em `indehüm ḫazâinü rabbike em hümü-lmüṣayṭirûn.

Yahut Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Ya da her şeye hakim olan kendileri midir?

▼
📖Tefsir Oku
38

اَمْ لَهُمْ سُلَّمٌ يَسْتَمِعُونَ فٖيهِۚ فَلْيَأْتِ مُسْتَمِعُهُمْ بِسُلْطَانٍ مُبٖينٍۜ

em lehüm süllemüy yestemi`ûne fîh. felye'ti müstemi`uhüm bisülṭânim mübîn.

Yoksa onların, üzerine çıkıp gizli sırları dinledikleri bir merdivenleri mi var? Öyleyse dinleyenleri, açık bir delil getirsinler.

▼
📖Tefsir Oku
39

اَمْ لَهُ الْبَنَاتُ وَلَـكُمُ الْبَنُونَۜ

em lehü-lbenâtü velekümü-lbenûn.

Yoksa kızlar O'nun, oğullar da sizin mi?

▼
📖Tefsir Oku
← Önceki1234Sonraki →
← Zâriyât
Mekki · 49 Ayet
Necm →
Hikmetü'l-Kur'an
Gezinti
🏠Ana Sayfa