Kalem Suresi
قَالَ اَوْسَطُهُمْ اَلَمْ اَقُلْ لَـكُمْ لَوْلَا تُسَبِّحُونَ
ḳâle evseṭuhüm elem eḳul leküm levlâ tüsebbiḥûn.
İçlerinden en makul olanı şöyle dedi: Ben size "Rabbinizi tesbih etsenize" dememiş miydim?
قَالُوا سُبْحَانَ رَبِّنَٓا اِنَّا كُنَّا ظَالِمٖينَ
ḳâlû sübḥâne rabbinâ innâ künnâ żâlimîn.
Rabbimizi tesbih ederiz; doğrusu biz (kendi kendimize) yazık etmişiz, dediler.
فَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَلَاوَمُونَ
feaḳbele ba`ḍuhüm `alâ ba`ḍiy yetelâvemûn.
Ardından, kabahati birbirlerine yüklemeye başladılar.
قَالُوا يَا وَيْلَنَٓا اِنَّا كُنَّا طَاغٖينَ
ḳâlû yâ veylenâ innâ künnâ ṭâgîn.
(Nihayet) şöyle dediler: Yazıklar olsun bize! Gerçekten biz azgın kişilermişiz.
عَسٰى رَبُّنَٓا اَنْ يُبْدِلَنَا خَيْراً مِنْهَٓا اِنَّٓا اِلٰى رَبِّنَا رَاغِبُونَ
`asâ rabbünâ ey yübdilenâ ḫayram minhâ innâ ilâ rabbinâ râgibûn.
Belki Rabbimiz bize bunun yerine daha iyisini verir. Çünkü biz (artık) Rabbimizi(O'nun hoşnutluğunu) arzuluyoruz.
كَذٰلِكَ الْعَذَابُۜ وَلَعَذَابُ الْاٰخِرَةِ اَكْبَرُۢ لَوْ كَانُوا يَعْلَمُونَ۟
keẕâlike-l`aẕâb. vele`aẕâbü-l'âḫirati ekber. lev kânû ya`lemûn.
İşte azap böyledir. Ahiret azabı ise elbette daha büyüktür. Keşke bilselerdi!
اِنَّ لِلْمُتَّقٖينَ عِنْدَ رَبِّهِمْ جَنَّاتِ النَّعٖيمِ
inne lilmütteḳîne `inde rabbihim cennâti-nne`îm.
Şu da muhakkak ki, takva sahipleri için Rableri katında nimetleri bol cennetler vardır.
اَفَنَجْعَلُ الْمُسْلِمٖينَ كَالْمُجْرِمٖينَۜ
efenec`alü-lmüslimîne kelmücrimîn.
Öyle ya, (Allah'a) teslimiyet gösterenleri, (o) günahkarlar gibi tutar mıyız hiç?
مَا لَـكُمْ۠ كَيْفَ تَحْكُمُونَۚ
mâ leküm. keyfe taḥkümûn.
Size ne oluyor? Ne biçim hüküm veriyorsunuz?
اَمْ لَـكُمْ كِتَابٌ فٖيهِ تَدْرُسُونَۙ
em leküm kitâbün fîhi tedrusûn.
Yoksa size ait bir kitap var da, (bu batıl inanışları) onda mı okuyorsunuz?
اِنَّ لَـكُمْ فٖيهِ لَمَا تَخَيَّرُونَۚ
inne leküm fîhi lemâ teḫayyerûn.
Onda, beğendiğiniz her şey sizin için mutlaka vardır (diye mi yazılı)?
اَمْ لَـكُمْ اَيْمَانٌ عَلَيْنَا بَالِغَةٌ اِلٰى يَوْمِ الْقِيٰمَةِۙ اِنَّ لَـكُمْ لَمَا تَحْكُمُونَۚ
em leküm eymânün `aleynâ bâligatün ilâ yevmi-lḳiyâmeti inne leküm lemâ taḥkümûn.
Yoksa, "Ne hükmederseniz mutlaka sizindir" diye sizin lehinize olarak tarafımızdan verilmiş, kıyamet gününe kadar geçerli kesin sözler mi var?