Musa, asasını yere atar atmaz apaçık bir yılan (ejderha) oluverdi; elini çıkardı, bakanlar bembeyaz olduğunu gördüler.
Bunun üzerine Musa, asâsını yere bırakıverdi, o da birdenbire kocaman bir ejderha kesiliverdi.
Bunun üzerine Musa asasını yere attı. O hemen apaçık bir ejderha oluverdi!
Bunun üzerine (Musa), asasını attı, birden o, açıkça bir ejderha (oluverdi).
Böylelikle (Musa) asasını fırlatınca, anında apaçık bir ejderha oluverdi.
Bunun üzerine Mûsa, asasını yere attı; birden korkunç bir ejderha oluverdi o.
Bunun üzerine Mûsâ, asasını yere bırakıverdi, bir de ne görsün: o koskoca bir ejderha kesilmiş! Elini sıyırıp çıkardı, bir de ne görsün: Bakan kimseler için parlak mı parlak, ışık saçan bir el haline gelmiş! [20,18-22] {KM, Çıkış 4,2-8}
Asasını attı, iri bir yılan oluverdi.
📖Türkçe Mealler
Musa, asasını yere atar atmaz apaçık bir yılan (ejderha) oluverdi; elini çıkardı, bakanlar bembeyaz olduğunu gördüler.
Bunun üzerine Musa, asâsını yere bırakıverdi, o da birdenbire kocaman bir ejderha kesiliverdi.
Bunun üzerine Musa asasını yere attı. O hemen apaçık bir ejderha oluverdi!
Bunun üzerine (Musa), asasını attı, birden o, açıkça bir ejderha (oluverdi).
Böylelikle (Musa) asasını fırlatınca, anında apaçık bir ejderha oluverdi.
Bunun üzerine Mûsa, asasını yere attı; birden korkunç bir ejderha oluverdi o.
Bunun üzerine Mûsâ, asasını yere bırakıverdi, bir de ne görsün: o koskoca bir ejderha kesilmiş! Elini sıyırıp çıkardı, bir de ne görsün: Bakan kimseler için parlak mı parlak, ışık saçan bir el haline gelmiş! [20,18-22] {KM, Çıkış 4,2-8}
Asasını attı, iri bir yılan oluverdi.