Firavun, "Evet, yenerseniz gözdelerden olacaksınız" dedi.
"Evet" dedi (Firavun), "Üstelik o zaman benim yakınlarımdan olacaksınız."
(Firavun): Evet hem de siz mutlaka yakınlarımdan olacaksınız, dedi.
(Fir'avn): "Evet, dedi, hem de siz (benim) yakınlar(ım)dan(olacak)sınız!"
"Evet" dedi. "(O zaman) Siz en yakın(larım) kılınanlardan olacaksınız."
"Evet, dedi, ayrıca siz benim en yakınlarımdan olacaksınız."
Firavun: “Elbette! Üstelik siz benim gözdelerimden olacaksınız!” dedi. [3,45; 4,172]
"Evet," dedi, "Siz benim yakın çevreme de girersiniz."
📖Türkçe Mealler
Firavun, "Evet, yenerseniz gözdelerden olacaksınız" dedi.
"Evet" dedi (Firavun), "Üstelik o zaman benim yakınlarımdan olacaksınız."
(Firavun): Evet hem de siz mutlaka yakınlarımdan olacaksınız, dedi.
(Fir'avn): "Evet, dedi, hem de siz (benim) yakınlar(ım)dan(olacak)sınız!"
"Evet" dedi. "(O zaman) Siz en yakın(larım) kılınanlardan olacaksınız."
"Evet, dedi, ayrıca siz benim en yakınlarımdan olacaksınız."
Firavun: “Elbette! Üstelik siz benim gözdelerimden olacaksınız!” dedi. [3,45; 4,172]
"Evet," dedi, "Siz benim yakın çevreme de girersiniz."