Kıyamet Suresi
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡmَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillâhirrahmânirrahîm
وَلَٓا اُقْسِمُ بِالنَّفْسِ اللَّوَّامَةِ
velâ uḳsimü binnefsi-llevvâmeh.
Kendini kınayan (pişmanlık duyan) nefse yemin ederim (diriltilip hesaba çekileceksiniz).
اَيَحْسَبُ الْاِنْسَانُ اَلَّنْ نَجْمَعَ عِظَامَهُۜ
eyaḥsebü-l'insânü ellen necme`a `iżâmeh.
İnsan, kendisinin kemiklerini biraraya toplayamayacağımızı mı sanır?
بَلٰى قَادِرٖينَ عَلٰٓى اَنْ نُسَوِّيَ بَنَانَهُ
belâ ḳâdirîne `alâ en nüsevviye benâneh.
Evet, bizim, onun parmak uçlarını bile aynen eski haline getirmeye gücümüz yeter.
بَلْ يُرٖيدُ الْاِنْسَانُ لِيَفْجُرَ اَمَامَهُۚ
bel yürîdü-l'insânü liyefcüra emâmeh.
Fakat insan önündekini (kıyameti) yalanlamak ister.
يَسْـَٔلُ اَيَّانَ يَوْمُ الْقِيٰمَةِۜ
yes'elü eyyâne yevmü-lḳiyâmeh.
"Kıyamet günü ne zamanmış?" diye sorar.
يَقُولُ الْاِنْسَانُ يَوْمَئِذٍ اَيْنَ الْمَفَرُّۚ
yeḳûlü-l'insânü yevmeiẕin eyne-lmeferr.
O gün insan, "Kaçacak yer neresi!" diyecektir.
اِلٰى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍۨ الْمُسْتَقَرُّۜ
ilâ rabbike yevmeiẕin-lmüsteḳarr.
O gün varıp durulacak yer, sadece Rabbinin huzurudur.