Nebe’ Suresi
وَاَنْزَلْنَا مِنَ الْمُعْصِرَاتِ مَٓاءً ثَجَّاجاًۙ
veenzelnâ mine-lmü`ṣirâti mâen ŝeccâcâ.
Sıkışan bulutlardan şarıl şarıl akan sular indirdik.
لِنُخْرِجَ بِهٖ حَباًّ وَنَبَاتاًۙ
linuḫrice bihî ḥabbev venebâtâ.
Size tohumlar, bitkiler, yetiştirmek için
اِنَّ يَوْمَ الْفَصْلِ كَانَ مٖيقَاتاًۙ
inne yevme-lfaṣli kâne mîḳâtâ.
Şüphesiz hüküm günü vakit olarak belirlenmiştir.
يَوْمَ يُنْفَخُ فِي الصُّورِ فَتَأْتُونَ اَفْوَاجاًۙ
yevme yünfeḫu fi-ṣṣûri fete'tûne efvâcâ.
Sur'a üflendiği gün, bölük bölük Allah'a gelirsiniz.
وَفُتِحَتِ السَّمَٓاءُ فَـكَانَتْ اَبْوَاباًۙ
vefütiḥati-ssemâü fekânet ebvâbâ.
Gökyüzü açılır ve orada pek çok kapılar oluşur;
وَسُيِّرَتِ الْجِبَالُ فَـكَانَتْ سَرَاباًۜ
vesüyyirati-lcibâlü fekânet serâbâ.
Dağlar yürütülür, serap haline gelir.
اِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَاداًۙ
inne cehenneme kânet mirṣâdâ.
Şüphesiz, cehennem pusuda beklemektedir.
لَا يَذُوقُونَ فٖيهَا بَرْداً وَلَا شَرَاباًۙ
lâ yeẕûḳûne fîhâ berdev velâ şerâbâ.
Orada bir serinlik ya da (susuzluk gideren) bir içecek tatmazlar,