And olsun ki, o, Cebrail'i apaçık ufukta görmüştür.
Andolsun o, Cebrail'i açık ufukta gördü.
Andolsun ki, onu (Cebrail'i) apaçık ufukta görmüştür.
Andolsun (Muhammed) onu apaçık ufukta görmüştür.
Andolsun o (peygamber), onu apaçık bir ufukta görmüştür.
Yemin olsun ki, onu apaçık ufukta gördü.
O, vahyi getiren elçi Cebrail'i, apaçık ufukta görmüştü. [53,13-16]
Onu apaçık bir ufukta görmüştür.
📖Türkçe Mealler
And olsun ki, o, Cebrail'i apaçık ufukta görmüştür.
Andolsun o, Cebrail'i açık ufukta gördü.
Andolsun ki, onu (Cebrail'i) apaçık ufukta görmüştür.
Andolsun (Muhammed) onu apaçık ufukta görmüştür.
Andolsun o (peygamber), onu apaçık bir ufukta görmüştür.
Yemin olsun ki, onu apaçık ufukta gördü.
O, vahyi getiren elçi Cebrail'i, apaçık ufukta görmüştü. [53,13-16]
Onu apaçık bir ufukta görmüştür.