Sureler/Al-Anbiyaa/85. Ayet Mealleri/Tefsir
TEFSİR OKUMA PANELİ

سُورَةُ الأَنبِيَاءِ

Al-Anbiyaa Suresi

112 Ayet•Mekke Dönemi

📖

Tefsir Müellifi / Kaynak

Metnini okumak istediğiniz detaylı tefsir veya şerh kaynağını seçin.

Okuyucu Ayarları
100%
Elmalılı Hamdi Yazır

Hak Dini Kur'an Dili (Detaylı Tam Metin)

BAŞESER / EN DETAYLI

21-ENBİYA:

------------------------------------------------------------------------

1-10- "Gizli fısıltı yaptılar." Necvâ, gizli fısıltı demek olduğu halde; bir de bunun gizlice söylendiğini açıkça belirtmek, fısıltının gizlilik derecesini göstermek içindir. Böyle olduğu halde Hz. Peygamber, Allah'tan aldığı bilgi ile onlara ne söylediklerini haber verdi. Bunun üzerine şaşırıp kaldılar da nereden duydun dediler. Cevap olarak dedi ki "Rabbim gökte ve yerde (söylenen) her sözü bilir." Bu durumda peygamberliği itiraf etmeleri gerektiği halde, yine de kendi aralarında. Hayır bunlar karışık rüyalardır, (Yusuf, 12/44. âyetin tefsirine bkz.) fakat yalan karışık rüya ile bir gerçeğin bilinemeyeceği hususu açık seçik olduğundan, dediler ki hayır uydurdu. Kendiliğinden altı üstüne vurdurdu. Bu iftirayı da beğenmediler d e hayır o bir şairdir, bir şiir söylüyor dediler. İşte Rablerinden gelen ihtarı eğlenceye alan, Kur'ân nazil oldukça onunla alay eden, o kalpleri gaflette olan zalim kâfirler peygamberliğin bir Allah vergisi olduğuna inanmak istemeyip, kendi gönülleri o yönde olduğundan dolayı nefislerine kıyaslamak suretiyle, onu (peygamberliği) gizlice tertipledikleri toplantılarında bir sihirbazlık, bir hilekârlık olarak değerlendirmek isterlerken, o gizli sırlarını açığa vurup haber veren vahyin icazı (mucizeliği h e rkesi acze düşüren konumu) karşısında şaşırarak yok rüya, yok uydurma, yok şair diye saçmaladılar da nihayet "Önceki peygamberler gibi, o da bize bir mucize getirsin." dediler. Sanki inanacaklarmış gibi önceki peygamberlerin mucizelerini istediler ki, bu gün de üzerinde kısa bir inceleme yapıldığı zaman inkârcıların ileri sürdükleri iddiaların bunlardan ibaret olduğu görülecektir. "Biz onları yemek yemez birer cesed kılmadık." yani cansız heykellerden ibaret değillerdi. Zikriniz bunda, yani mu h taç olduğunuz öğüt ve dillere destan olacak şan ve şerefiniz bundadır.

Meâl-i Şerifi

11- Biz halkı zalim olan nice memleketleri kırıp geçirdik ve onlardan sonra başka milletler var ettik.

12- Onlar azabımızın şiddetini hissettikleri zaman oradan kaçmaya koyuluyorlardı.

13- "Koşup kaçmayın; size nimet verilen yere, yurtlarınıza dönün ki, sorguya çekileceksiniz" dedik.

14- Onlar da: "Vay bizlere! Biz gerçekten zalimler idik" dediler.

...

* Kolay gezinti için sayfa numaralarına tıklayarak doğrudan istediğiniz bölüme geçebilirsiniz.

Hikmetü'l-Kur'an
Gezinti
🏠Ana Sayfa