📖Ayet detayı ve mealler için meale tıklayın.
وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ اَشْيَٓاءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِدٖينَۚ
velâ tebḫasü-nnâse eşyâehüm velâ ta`ŝev fi-l'arḍi müfsidîn.
İnsanların hakkı olan şeyleri kısmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.
▼
وَاتَّقُوا الَّذٖي خَلَقَكُمْ وَالْجِبِلَّةَ الْاَوَّلٖينَۜ
vetteḳu-lleẕî ḫaleḳaküm velcibillete-l'evvelîn.
Sizi ve önceki nesilleri yaratan (Allah) dan korkun.
▼
قَالُٓوا اِنَّـمَٓا اَنْتَ مِنَ الْمُسَحَّرٖينَۙ
ḳâlû innemâ ente mine-lmüseḥḥarîn.
Onlar şöyle dediler: Sen, olsa olsa iyice büyülenmiş birisin!
▼
وَمَٓا اَنْتَ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَا وَاِنْ نَظُنُّكَ لَمِنَ الْكَاذِبٖينَۚ
vemâ ente illâ beşer miŝlünâ vein neżunnüke lemine-lkâẕibîn.
Sen de, ancak bizim gibi bir beşersin. Bilki, biz seni ancak yalancılardan biri sayıyoruz.
▼
فَاَسْقِطْ عَلَيْنَا كِسَفاً مِنَ السَّمَٓاءِ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقٖينَۜ
feesḳiṭ `aleynâ kisefem mine-ssemâi in künte mine-ṣṣâdiḳîn.
Şayet doğru sözlülerden isen, üstümüze gökten azap yağdır.
▼
قَالَ رَبّٖٓي اَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ
ḳâle rabbî a`lemü bimâ ta`melûn.
Şuayb: Rabbim yaptıklarınızı en iyi bilendir, dedi.
▼
فَكَذَّبُوهُ فَاَخَذَهُمْ عَذَابُ يَوْمِ الظُّلَّةِۜ اِنَّهُ كَانَ عَذَابَ يَوْمٍ عَظٖيمٍ
fekeẕẕebûhü feeḫaẕehüm `aẕâbü yevmi-żżulleh. innehû kâne `aẕâbe yevmin `ażîm.
Velhasıl onu yalancı saydilar da, kendilerini o gölge gününün azabı yakalayıverdi. Gerçekten o, muazzam bir günün azabı idi!
▼
اِنَّ فٖي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنٖينَ
inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.
Doğrusu bunda büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.
▼
وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزٖيزُ الرَّحٖيمُ۟
veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.
Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
▼
وَاِنَّهُ لَتَنْزٖيلُ رَبِّ الْعَالَمٖينَۜ
veinnehû letenzîlü rabbi-l`âlemîn.
Muhakkak ki o (Kur'an) alemlerin Rabbinin indirmesidir.
▼
نَزَلَ بِهِ الرُّوحُ الْاَمٖينُۙ
nezele bihi-rrûḥu-l'emîn.
(Resulüm!) Onu Ruhu'l-emin (Cebrail) indirdi.
▼
عَلٰى قَلْبِكَ لِتَكُونَ مِنَ الْمُنْذِرٖينَۙ
`alâ ḳalbike litekûne mine-lmünẕirîn.
Senin kalbine; uyarıcılardan olman için,
▼
بِلِسَانٍ عَرَبِيٍّ مُبٖينٍۜ
bilisânin `arabiyyim mübîn.
Apaçık Arapça bir dille.
▼