Şuarâ Suresi
وَلَا تَبْخَسُوا النَّاسَ اَشْيَٓاءَهُمْ وَلَا تَعْثَوْا فِي الْاَرْضِ مُفْسِدٖينَۚ
velâ tebḫasü-nnâse eşyâehüm velâ ta`ŝev fi-l'arḍi müfsidîn.
İnsanların hakkı olan şeyleri kısmayın. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.
وَاتَّقُوا الَّذٖي خَلَقَكُمْ وَالْجِبِلَّةَ الْاَوَّلٖينَۜ
vetteḳu-lleẕî ḫaleḳaküm velcibillete-l'evvelîn.
Sizi ve önceki nesilleri yaratan (Allah) dan korkun.
قَالُٓوا اِنَّـمَٓا اَنْتَ مِنَ الْمُسَحَّرٖينَۙ
ḳâlû innemâ ente mine-lmüseḥḥarîn.
Onlar şöyle dediler: Sen, olsa olsa iyice büyülenmiş birisin!
وَمَٓا اَنْتَ اِلَّا بَشَرٌ مِثْلُنَا وَاِنْ نَظُنُّكَ لَمِنَ الْكَاذِبٖينَۚ
vemâ ente illâ beşer miŝlünâ vein neżunnüke lemine-lkâẕibîn.
Sen de, ancak bizim gibi bir beşersin. Bilki, biz seni ancak yalancılardan biri sayıyoruz.
فَاَسْقِطْ عَلَيْنَا كِسَفاً مِنَ السَّمَٓاءِ اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِقٖينَۜ
feesḳiṭ `aleynâ kisefem mine-ssemâi in künte mine-ṣṣâdiḳîn.
Şayet doğru sözlülerden isen, üstümüze gökten azap yağdır.
قَالَ رَبّٖٓي اَعْلَمُ بِمَا تَعْمَلُونَ
ḳâle rabbî a`lemü bimâ ta`melûn.
Şuayb: Rabbim yaptıklarınızı en iyi bilendir, dedi.
فَكَذَّبُوهُ فَاَخَذَهُمْ عَذَابُ يَوْمِ الظُّلَّةِۜ اِنَّهُ كَانَ عَذَابَ يَوْمٍ عَظٖيمٍ
fekeẕẕebûhü feeḫaẕehüm `aẕâbü yevmi-żżulleh. innehû kâne `aẕâbe yevmin `ażîm.
Velhasıl onu yalancı saydilar da, kendilerini o gölge gününün azabı yakalayıverdi. Gerçekten o, muazzam bir günün azabı idi!
اِنَّ فٖي ذٰلِكَ لَاٰيَةًۜ وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنٖينَ
inne fî ẕâlike leâyeh. vemâ kâne ekŝeruhüm mü'minîn.
Doğrusu bunda büyük bir ders vardır; ama çokları iman etmezler.
وَاِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ الْعَزٖيزُ الرَّحٖيمُ۟
veinne rabbeke lehüve-l`azîzü-rraḥîm.
Şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.
وَاِنَّهُ لَتَنْزٖيلُ رَبِّ الْعَالَمٖينَۜ
veinnehû letenzîlü rabbi-l`âlemîn.
Muhakkak ki o (Kur'an) alemlerin Rabbinin indirmesidir.
نَزَلَ بِهِ الرُّوحُ الْاَمٖينُۙ
nezele bihi-rrûḥu-l'emîn.
(Resulüm!) Onu Ruhu'l-emin (Cebrail) indirdi.
عَلٰى قَلْبِكَ لِتَكُونَ مِنَ الْمُنْذِرٖينَۙ
`alâ ḳalbike litekûne mine-lmünẕirîn.
Senin kalbine; uyarıcılardan olman için,