Şuarâ Suresi
تَنَزَّلُ عَلٰى كُلِّ اَفَّاكٍ اَثٖيمٍۙ
tenezzelü `alâ külli effâkin eŝîm.
Onlar, günaha, iftiraya düşkün olan herkesin üstüne inerler.
يُلْقُونَ السَّمْعَ وَاَكْثَرُهُمْ كَاذِبُونَۜ
yülḳûne-ssem`a veekŝeruhüm kâẕibûn.
Bunlar, (şeytanlara) kulak verirler ve onların çoğu yalancıdırlar.
وَالشُّعَرَٓاءُ يَتَّبِعُهُمُ الْغَاوُ۫نَۜ
veşşu`arâü yettebi`uhümü-lgâvûn.
Şairler(e gelince), onlara da sapıklar uyarlar.
اَلَمْ تَرَ اَنَّهُمْ فٖي كُلِّ وَادٍ يَهٖيمُونَۙ
elem tera ennehüm fî külli vâdiy yehîmûn.
Baksana onlar her vadide şaşkın şaşkın dolaşırlar.
وَاَنَّهُمْ يَقُولُونَ مَا لَا يَفْعَلُونَۙ
veennehüm yeḳûlûne mâ lâ yef`alûn.
Ve onlar yapamayacakları şeyleri söylerler.
اِلَّا الَّذٖينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَذَكَرُوا اللّٰهَ كَثٖيراً وَانْتَصَرُوا مِنْ بَعْدِ مَا ظُلِمُواۜ وَسَيَعْلَمُ الَّذٖينَ ظَلَمُٓوا اَيَّ مُنْقَلَبٍ يَنْقَلِبُونَ
ille-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti veẕekerü-llâhe keŝîrav venteṣarû mim ba`di mâ żulimû. veseya`lemü-lleẕîne żalemû eyye münḳalebiy yenḳalibûn.
Ancak iman edip iyi işler yapanlar, Allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında kendilerini savunanlar başkadır. Haksızlık edenler, hangi dönüşe (hangi akıbete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir.