Şuarâ Suresi
كَذَّبَتْ قَوْمُ نُوحٍۨ الْمُرْسَلٖينَۚ
keẕẕebet ḳavmü nûḥin-lmürselîn.
Nuh kavmi de peygamberleri yalancılıkla suçladılar.
اِذْ قَالَ لَهُمْ اَخُوهُمْ نُوحٌ اَلَا تَتَّقُونَۚ
iẕ ḳâle lehüm eḫûhüm nûḥun elâ tetteḳûn.
Kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: (Allah'a karşı gelmekten) sakınmaz mısınız?
اِنّٖي لَكُمْ رَسُولٌ اَمٖينٌۙ
innî leküm rasûlün emîn.
Bilin ki ben, size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim.
فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَطٖيعُونِۚ
fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.
Artık Allah'a karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin.
وَمَٓا اَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ اَجْرٍۚ اِنْ اَجْرِيَ اِلَّا عَلٰى رَبِّ الْعَالَمٖينَۚ
vemâ es'elüküm `aleyhi min ecr. in ecriye illâ `alâ rabbi-l`âlemîn.
Buna karşı sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ecrimi verecek olan, ancak alemlerin Rabbidir.
فَاتَّقُوا اللّٰهَ وَاَطٖيعُونِۜ
fetteḳu-llâhe veeṭî`ûn.
Onun için, Allah'tan korkun ve bana itaat edin.
قَالُٓوا اَنُؤْمِنُ لَكَ وَاتَّبَعَكَ الْاَرْذَلُونَۜ
ḳâlû enü'minü leke vettebe`ake-l'erẕelûn.
Onlar şöyle cevap verdiler: Sana düşük seviyeli kimseler tabi olup dururken, biz sana iman eder miyiz hiç!
قَالَ وَمَا عِلْمٖي بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَۚ
ḳâle vemâ `ilmî bimâ kânû ya`melûn.
Nuh dedi ki: Onların yaptıkları hakkında bilgim yoktur.
اِنْ حِسَابُهُمْ اِلَّا عَلٰى رَبّٖي لَوْ تَشْعُرُونَۚ
in ḥisâbühüm illâ `alâ rabbî lev teş`urûn.
Onların hesabı ancak Rabbime aittir. Bir düşünseniz!
وَمَٓا اَنَا۬ بِطَارِدِ الْمُؤْمِنٖينَۚ
vemâ ene biṭâridi-lmü'minîn.
Ben iman eden kimseleri kovacak değilim.
قَالُوا لَئِنْ لَمْ تَنْتَهِ۬ يَا نُوحُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمَرْجُومٖينَۜ
ḳâlû leil lem tentehi yâ nûḥu letekûnenne mine-lmercûmîn.
Dediler ki: Ey Nuh! (Bu davadan) vazgeçmezsen, iyi bil ki, taşlanmışlardan olacaksın!