Sâffât Suresi
فَـكَفَرُوا بِهٖۚ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ
fekeferû bih. fesevfe ya`lemûn.
İşte şimdi onu inkar ettiler. Ama ileride bileceklerdir!
وَلَقَدْ سَبَقَتْ كَلِمَتُنَا لِعِبَادِنَا الْمُرْسَلٖينَۚ
veleḳad sebeḳat kelimetünâ li`ibâdine-lmürselîn.
Andolsun ki, peygamber kullarımıza söz vermişizdir:
وَاِنَّ جُنْدَنَا لَهُمُ الْغَالِبُونَ
veinne cündenâ lehümü-lgâlibûn.
Bizim ordumuz şüphesiz üstün gelecektir.
فَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتّٰى حٖينٍۙ
fetevelle `anhüm ḥattâ ḥîn.
Onun için sen bir süreye kadar onlara aldırma.
وَاَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ
veebṣirhüm fesevfe yübṣirûn.
Onların halini gör, onlar da görecekler.
فَاِذَا نَزَلَ بِسَاحَتِهِمْ فَسَٓاءَ صَبَاحُ الْمُنْذَرٖينَ
feiẕâ nezele bisâḥatihim fesâe ṣabâḥu-lmünẕerîn.
Azap yurtlarına indiğinde, uyarılanların (fakat yola gelmeyenlerin) sabahı ne kötü olur!
وَاَبْصِرْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ
veebṣir fesevfe yübṣirûn.
Onların halini gör, onlar da göreceklerdir.
سُبْحَانَ رَبِّكَ رَبِّ الْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَۚ
sübḥâne rabbike rabbi-l`izzeti `ammâ yeṣifûn.
Senin izzet sahibi Rabbin, onların isnat etmekte oldukları vasıflardan yücedir, münezzehtir.
وَسَلَامٌ عَلَى الْمُرْسَلٖينَۚ
veselâmün `ale-lmürselîn.
Gönderilen bütün peygamberlere selam olsun!