📖Ayet detayı ve mealler için meale tıklayın.
اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَصٖينَ
illâ `ibâde-llâhi-lmuḫleṣîn.
(Bu azaptan) Ancak Allah'ın halis kulları istisna edilecek.
▼
اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ رِزْقٌ مَعْلُومٌۙ
ülâike lehüm rizḳum ma`lûm.
Bunlar için bilinen bir rızık vardır.
▼
فَوَاكِهُۚ وَهُمْ مُكْرَمُونَۙ
fevâkih. vehüm mükramûn.
(Türlü türlü) meyveler vardır. Ve onlar ağırlanırlar.
▼
فٖي جَنَّاتِ النَّعٖيمِۙ
fî cennâti-nne`îm.
Naim cennetlerinde.
▼
عَلٰى سُرُرٍ مُتَقَابِلٖينَ
`alâ sürurim müteḳâbilîn.
Tahtlar üzerinde karşılıklı otururlar.
▼
يُطَافُ عَلَيْهِمْ بِكَأْسٍ مِنْ مَعٖينٍۙ
yüṭâfü `aleyhim bike'sim mim me`în.
Onlara pınardan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.
▼
بَيْضَٓاءَ لَذَّةٍ لِلشَّارِبٖينَۚ
beyḍâe leẕẕetil lişşâribîn.
Berraktır, içenlere lezzet verir.
▼
لَا فٖيهَا غَوْلٌ وَلَا هُمْ عَنْهَا يُنْزَفُونَ
lâ fîhâ gavlüv velâ hüm `anhâ yünzefûn.
O içkide ne sersemletme vardır ne de onunla sarhoş olurlar.
▼
وَعِنْدَهُمْ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ عٖينٌۙ
ve`indehüm ḳâṣirâtu-ṭṭarfi `în.
Yanlarında güzel bakışlarını yalnız onlara tahsis etmiş, iri gözlü eşler vardır.
▼
كَاَنَّهُنَّ بَيْضٌ مَكْنُونٌ
keennehünne beyḍum meknûn.
Onlar, gün yüzü görmemiş yumurta gibi bembeyazdır.
▼
فَاَقْبَلَ بَعْضُهُمْ عَلٰى بَعْضٍ يَتَسَٓاءَلُونَ
feaḳbele ba`ḍuhüm `alâ ba`ḍiy yetesâelûn.
İşte o zaman, birbirlerine dönerek (dünyadaki hallerini) soracaklar.
▼
قَالَ قَٓائِلٌ مِنْهُمْ اِنّٖي كَانَ لٖي قَرٖينٌۙ
ḳâle ḳâilüm minhüm innî kâne lî ḳarîn.
İçlerinden biri: "Benim, bir arkadaşım vardı" der.
▼
يَقُولُ اَئِنَّكَ لَمِنَ الْمُصَدِّقٖينَ
yeḳûlü einneke lemine-lmüṣaddiḳîn.
Derdi ki: Sen de (dirilmeye) inananlardan mısın?
▼