Sâffât Suresi
فَأْتُوا بِكِتَابِكُمْ اِنْ كُنْتُمْ صَادِقٖينَ
fe'tû bikitâbiküm in küntüm ṣâdiḳîn.
Doğru sözlülerden iseniz, kitabınızı getirin!
وَجَعَلُوا بَيْنَهُ وَبَيْنَ الْجِنَّةِ نَسَباًۜ وَلَقَدْ عَلِمَتِ الْجِنَّةُ اِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَۙ
vece`alû beynehû vebeyne-lcinneti nesebâ. veleḳad `alimeti-lcinnetü innehüm lemuḥḍarûn.
Allah ile cinler arasında da bir soy birliği uydurdular. Andolsun, cinler de kendilerinin hesap yerine götürüleceklerini bilirler.
سُبْحَانَ اللّٰهِ عَمَّا يَصِفُونَۙ
sübḥâne-llâhi `ammâ yeṣifûn.
Allah, onların isnat edegeldiklerinden yücedir, münezzehtir.
اِلَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَصٖينَ
illâ `ibâde-llâhi-lmuḫleṣîn.
Allah'ın ihlasa erdirilmiş kulları müstesnadır (onlar azap görmeyeceklerdir).
مَٓا اَنْتُمْ عَلَيْهِ بِفَاتِنٖينَۙ
mâ entüm `aleyhi bifâtinîn.
Hiçbiriniz, Allah'a karşı azdırıp saptıramazsınız.
وَمَا مِنَّٓا اِلَّا لَهُ مَقَامٌ مَعْلُومٌ
vemâ minnâ illâ lehû meḳâmüm ma`lûm.
"(Melekler şöyle derler:) Bizim her birimiz için, bilinen bir makam vardır."
لَوْ اَنَّ عِنْدَنَا ذِكْراً مِنَ الْاَوَّلٖينَۙ
lev enne `indenâ ẕikram mine-l'evvelîn.
"Eğer öncekilere verilenlerden bizde de bir kitap olsaydı",