📖Ayet detayı ve mealler için meale tıklayın.
وَثُلَّةٌ مِنَ الْاٰخِرٖينَۜ
veŝülletüm mine-l'âḫirîn.
Birçoğu da sonrakilerdendir.
▼
وَاَصْحَابُ الشِّمَالِۙ مَٓا اَصْحَابُ الشِّمَالِۜ
veaṣḥâbü-şşimâli mâ aṣḥâbü-şşimâl.
Soldakiler; ne yazık o soldakilere!
▼
فٖي سَمُومٍ وَحَمٖيمٍۙ
fî semûmiv veḥamîm.
İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde,
▼
وَظِلٍّ مِنْ يَحْمُومٍۙ
veżillim miy yaḥmûm.
Kapkara dumandan bir gölge altındadırlar;
▼
لَا بَارِدٍ وَلَا كَرٖيمٍ
lâ bâridiv velâ kerîm.
Serin ve hoş olmayan.
▼
اِنَّهُمْ كَانُوا قَبْلَ ذٰلِكَ مُتْرَفٖينَۚ
innehüm kânû ḳable ẕâlike mütrafîn.
Çünkü onlar bundan önce varlık içinde sefahete dalmışlardı.
▼
وَكَانُوا يُصِرُّونَ عَلَى الْحِنْثِ الْعَظٖيمِۚ
vekânû yüṣirrûne `ale-lḥinŝi-l`ażîm.
Büyük günahı işlemekte direnir dururlardı.
▼
وَكَانُوا يَقُولُونَ اَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَاباً وَعِظَاماً ءَاِنَّا لَمَبْعُوثُونَۙ
vekânû yeḳûlûne eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbev ve`iżâmen einnâ lemeb`ûŝûn.
Ve diyorlardı ki: Biz öldükten, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra, biz mi bir daha diriltileceğiz?
▼
اَوَاٰبَٓاؤُ۬نَا الْاَوَّلُونَ
eveâbâüne-l'evvelûn.
Önceki atalarımız da mı?
▼
قُلْ اِنَّ الْاَوَّلٖينَ وَالْاٰخِرٖينَۙ
ḳul inne-l'evvelîne vel'âḫirîn.
De ki: Hem öncekiler hem de sonrakiler,
▼
لَمَجْمُوعُونَ اِلٰى مٖيقَاتِ يَوْمٍ مَعْلُومٍ
lemecmû`ûne ilâ mîḳâti yevmim ma`lûm.
Belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır!
▼
ثُمَّ اِنَّكُمْ اَيُّهَا الضَّٓالُّونَ الْمُكَذِّبُونَۙ
ŝümme inneküm eyyühe-ḍḍâllûne-lmükeẕẕibûn.
Sonra siz ey sapıklar, yalancılar!
▼
لَاٰكِلُونَ مِنْ شَجَرٍ مِنْ زَقُّومٍۙ
leâkilûne min şecerim min zeḳḳûm.
Elbette bir ağaçtan, zakkum ağacından yiyeceksiniz.
▼