Meâric Suresi
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡmَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillâhirrahmânirrahîm
لِلْـكَافِرٖينَ لَيْسَ لَهُ دَافِعٌۙ
lilkâfirîne leyse lehû dâfi`.
İnkarcılar için; ki onu savacak yoktur,
مِنَ اللّٰهِ ذِي الْمَعَارِجِۜ
mine-llâhi ẕi-lme`âric.
Yükselme derecelerinin sahibi olan Allah katından.
تَعْرُجُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَالرُّوحُ اِلَيْهِ فٖي يَوْمٍ كَانَ مِقْدَارُهُ خَمْسٖينَ اَلْفَ سَنَةٍۚ
ta`rucü-lmelâiketü verrûḥu ileyhi fî yevmin kâne miḳdâruhû ḫamsîne elfe seneh.
Melekler ve Ruh (Cebrail), oraya, miktarı (dünya senesi ile) ellibin yıl olan bir günde yükselip çıkar.
اِنَّهُمْ يَرَوْنَهُ بَعٖيداًۙ
innehüm yeravnehû be`îdâ.
Doğrusu onlar, o azabı (ihtimalden) uzak görüyorlar.
يَوْمَ تَكُونُ السَّمَٓاءُ كَالْمُهْلِۙ
yevme tekûnü-ssemâü kelmühl.
O gün gökyüzü, erimiş maden gibi olur.
يُبَصَّرُونَهُمْۜ يَوَدُّ الْمُجْرِمُ لَوْ يَفْتَدٖي مِنْ عَذَابِ يَوْمِئِذٍ بِبَنٖيهِۙ
yübeṣṣarûnehüm. yeveddü-lmücrimü lev yeftedî min `aẕâbi yevmiiẕim bibenîh.
Birbirlerine gösterilirler (fakat herkes kendi derdindedir). Günahkar kimse ister ki, o günün azabından (kurtuluş için), oğullarını,