📖Ayet detayı ve mealler için meale tıklayın.
وَقٖيلَ مَنْ۔ رَاقٍۙ
veḳîle men râḳ.
"Tedavi edebilecek kimdir?" denir.
▼
وَظَنَّ اَنَّهُ الْفِرَاقُۙ
veżanne ennehü-lfirâḳ.
(Can çekişen) bunun gerçek bir ayrılış olduğunu anlar.
▼
وَالْتَفَّتِ السَّاقُ بِالسَّاقِۙ
velteffeti-ssâḳu bissâḳ.
Ve bacak bacağa dolaşır.
▼
اِلٰى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍۨ الْمَسَاقُۜ۟
ilâ rabbike yevmeiẕin-lmesâḳ.
İşte o gün sevkedilecek yer, sadece Rabbinin huzurudur.
▼
فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلّٰىۙ
felâ ṣaddeḳa velâ ṣallâ.
İşte o, (Peygamber'in getirdiğini) doğru kabul etmemiş, namaz da kılmamıştı.
▼
وَلٰـكِنْ كَذَّبَ وَتَوَلّٰىۙ
velâkin keẕẕebe vetevellâ.
Aksine yalan saymış ve yüz çevirmişti.
▼
ثُمَّ ذَهَبَ اِلٰٓى اَهْلِهٖ يَتَمَطّٰىۜ
ŝümme ẕehebe ilâ ehlihî yetemeṭṭâ.
Sonra da çalım sata sata yürüyerek kendi ehline (taraftarlarına) gitmişti.
▼
اَوْلٰى لَكَ فَاَوْلٰىۙ
evlâ leke feevlâ.
Layıktır (o azap) sana, layık!
▼
ثُمَّ اَوْلٰى لَكَ فَاَوْلٰىۜ
ŝümme evlâ leke feevlâ.
Evet, layıktır sana (o azap) layık!
▼
اَيَحْسَبُ الْاِنْسَانُ اَنْ يُتْرَكَ سُدًىۜ
eyaḥsebü-l'insânü ey yütrake südâ.
İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır!
▼
اَلَمْ يَكُ نُطْفَةً مِنْ مَنِيٍّ يُمْنٰىۙ
elem yekü nuṭfetem mim meniyyiy yümnâ.
O, (döl yatağına) akıtılan meninin içinden bir nutfe (sperm) değil miydi?
▼
ثُمَّ كَانَ عَلَقَةً فَخَلَقَ فَسَوّٰىۙ
ŝümme kâne `aleḳaten feḫaleḳa fesevvâ.
Sonra bu, alaka (aşılanmış yumurta) olmuş, derken Allah onu (insan biçiminde) yaratıp şekillendirmişti.
▼
فَجَعَلَ مِنْهُ الزَّوْجَيْنِ الذَّكَرَ وَالْاُنْثٰىۜ
fece`ale minhü-zzevceyni-ẕẕekera vel'ünŝâ.
Ondan da iki eşi, yani erkek ve dişiyi var etmişti.
▼