İnfitâr Suresi
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡmَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillâhirrahmânirrahîm
وَاِذَا الْقُبُورُ بُعْثِرَتْۙ
veiẕe-lḳubûru bü`ŝirat.
Kabirlerin içindekiler dışarı çıkarıldığı zaman,
عَلِمَتْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ وَاَخَّرَتْۜ
`alimet nefsüm mâ ḳaddemet veeḫḫarat.
İnsanoğlu (yapıp) gönderdiklerini ve (yapamayıp) geride bıraktıklarını bir bir anlar.
يَٓا اَيُّهَا الْاِنْسَانُ مَا غَرَّكَ بِرَبِّكَ الْـكَرٖيمِۙ
yâ eyyühe-l'insânü mâ garrake birabbike-lkerîm.
Ey insan! İhsanı bol Rabbine karşı seni aldatan nedir?
اَلَّذٖي خَلَقَكَ فَسَوّٰيكَ فَعَدَلَكَۙ
elleẕî ḫaleḳake fesevvâke fe`adelek.
O Allah ki seni yarattı, seni düzgün ve dengeli kılıp, ölçülü bir biçim verdi.
فٖٓي اَيِّ صُورَةٍ مَا شَٓاءَ رَكَّبَكَۜ
fî eyyi ṣûratim mâ şâe rakkebek.
Seni istediği her hangi bir şekilde parçalardan oluşturdu.
كَلَّا بَلْ تُكَذِّبُونَ بِالدّٖينِۙ
kellâ bel tükeẕẕibûne biddîn.
Hayır! Siz yine de dini yalanlıyorsunuz.
وَاِنَّ عَلَيْكُمْ لَحَافِظٖينَۙ
veinne `aleyküm leḥâfiżîn.
Şunu iyi bilin ki üzerinizde bekçiler var,