Sen öğüt ver! Esasen sen sadece bir öğütçüsün.
Haydi öğüt ver; sen şimdi sırf bir öğütçüsün.
O halde (Resulüm), öğüt ver. Çünkü sen ancak öğüt vericisin.
Öğüt ver, çünkü sen ancak öğüt verensin.
Artık sen, öğüt verip-hatırlat. Sen, yalnızca bir öğüt verici-bir hatırlatıcısın.
Artık uyar/düşündür! Çünkü sen bir uyarıcı/düşündürücüsün.
İşte böyle... Sen insanları irşada devam et! Zaten senin görevin sadece irşad edip düşündürmektir.
Hatırlat, çünkü sen hatırlatıcısın.
📖Türkçe Mealler
Sen öğüt ver! Esasen sen sadece bir öğütçüsün.
Haydi öğüt ver; sen şimdi sırf bir öğütçüsün.
O halde (Resulüm), öğüt ver. Çünkü sen ancak öğüt vericisin.
Öğüt ver, çünkü sen ancak öğüt verensin.
Artık sen, öğüt verip-hatırlat. Sen, yalnızca bir öğüt verici-bir hatırlatıcısın.
Artık uyar/düşündür! Çünkü sen bir uyarıcı/düşündürücüsün.
İşte böyle... Sen insanları irşada devam et! Zaten senin görevin sadece irşad edip düşündürmektir.
Hatırlat, çünkü sen hatırlatıcısın.