At-Tin Suresi
بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡmَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Bismillâhirrahmânirrahîm
بِّسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلتِّينِ وَٱلزَّيْتُونِ
vettîni vezzeytûn.
İncir ve zeytine and olsun,
لَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ فِىٓ أَحْسَنِ تَقْوِيمٍۢ
leḳad ḫalaḳne-l'insâne fî aḥseni taḳvîm.
Biz insanı en güzel şekilde yarattık,
ثُمَّ رَدَدْنَٰهُ أَسْفَلَ سَٰفِلِينَ
ŝümme radednâhü esfele sâfilîn.
Sonra onu aşağıların en aşağısı kıldık.
إِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَلَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍۢ
ille-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti felehüm ecrun gayru memnûn.
Yalnız, inanıp yararlı iş işleyenler bunun dışındadır. Onlara kesintisiz ecir vardır.
فَمَا يُكَذِّبُكَ بَعْدُ بِٱلدِّينِ
femâ yükeẕẕibüke ba`dü biddîn.
Öyleyken, sana dini yalan saydırtan nedir?