📖Ayet detayı ve mealler için meale tıklayın.
وَلَقَدْ يَسَّرْنَا الْقُرْاٰنَ لِلذِّكْرِ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ۟
veleḳad yesserne-lḳur'âne liẕẕikri fehel mim müddekir.
Andolsun biz Kur'an'ı, öğüt almak için kolaylaştırdık. O halde düşünüp ibret alan yok mu?
▼
وَلَقَدْ جَٓاءَ اٰلَ فِرْعَوْنَ النُّذُرُۚ
veleḳad câe âle fir`avne-nnüẕür.
Şüphesiz Firavun'un kavmine de uyarıcılar gelmişti.
▼
كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا كُلِّهَا فَاَخَذْنَاهُمْ اَخْذَ عَزٖيزٍ مُقْتَدِرٍ
keẕẕebû biâyâtinâ küllihâ feeḫaẕnâhüm aḫẕe `azîzim muḳtedir.
Lakin onlar bütün ayetlerimizi yalanladılar. Biz de onları güç ve kudretimize layık bir şekilde yakaladık.
▼
اَكُفَّارُكُمْ خَيْرٌ مِنْ اُو۬لٰٓئِكُمْ اَمْ لَـكُمْ بَرَٓاءَةٌ فِي الزُّبُرِۚ
eküffâruküm ḫayrum min ülâiküm em leküm berâetün fi-zzübür.
Şimdi sizin kafirleriniz, onlardan daha mı iyidirler? Yoksa kitaplarda sizin için bir berat mı var?
▼
اَمْ يَقُولُونَ نَحْنُ جَمٖيعٌ مُنْتَصِرٌ
em yeḳûlûne naḥnü cemî`um münteṣir.
Yoksa "Biz, intikam almağa gücü yeten bir topluluğuz" mu diyorlar?
▼
سَيُهْزَمُ الْجَمْعُ وَيُوَلُّونَ الدُّبُرَ
seyühzemü-lcem`u veyüvellûne-ddübüra.
O topluluk yakında bozulacak ve onlar arkalarını dönüp kaçacaklardır.
▼
بَلِ السَّاعَةُ مَوْعِدُهُمْ وَالسَّاعَةُ اَدْهٰى وَاَمَرُّ
beli-ssâ`atü mev`idühüm vessâ`atü edhâ veemerr.
Bilakis kıyamet onlara vadedilen asıl saattir ve o saat daha belalı ve daha acıdır.
▼
اِنَّ الْمُجْرِمٖينَ فٖي ضَلَالٍ وَسُعُرٍۢ
inne-lmücrimîne fî ḍalâliv vesü`ur.
Şüphesiz suçlular sapıklık ve çılgınlık içindedirler.
▼
يَوْمَ يُسْحَبُونَ فِي النَّارِ عَلٰى وُجُوهِهِمْۜ ذُوقُوا مَسَّ سَقَرَ
yevme yüsḥabûne fi-nnâri `alâ vucûhihim. ẕûḳû messe seḳara.
O gün yüzüstü ateşe sürüklendiklerinde "Cehennemin elemini tadın!" denir.
▼
اِنَّا كُلَّ شَيْءٍ خَلَقْنَاهُ بِقَدَرٍ
innâ külle şey'in ḫalaḳnâhü biḳader.
Biz, her şeyi bir ölçüye göre yarattık.
▼
وَمَٓا اَمْرُنَٓا اِلَّا وَاحِدَةٌ كَلَمْحٍ بِالْبَصَرِ
vemâ emrunâ illâ vâḥidetün kelemḥim bilbeṣar.
Bizim buyruğumuz, bir anlık bakış gibi, bir tek sözden başka bir şey değildir.
▼
وَلَقَدْ اَهْلَكْنَٓا اَشْيَاعَكُمْ فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ
veleḳad ehleknâ eşyâ`aküm fehel mim müddekir.
Andolsun biz, sizin benzerlerinizi hep helak ettik. Düşünüp ibret alan yok mu?
▼
وَكُلُّ شَيْءٍ فَعَلُوهُ فِي الزُّبُرِ
veküllü şey'in fe`alûhü fi-zzübür.
Yaptıkları her şey kitaplarda (amel defterlerinde) mevcuttur.
▼