Vâkıa Suresi
فَشَارِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ الْحَمٖيمِۚ
feşâribûne `aleyhi mine-lḥamîm.
Üstüne de kaynar sudan içeceksiniz.
فَشَارِبُونَ شُرْبَ الْهٖيمِۜ
feşâribûne şürbe-lhîm.
Susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz.
هٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ الدّٖينِۜ
hâẕâ nüzülühüm yevme-ddîn.
İşte ceza gününde onlara sunulacak ziyafet budur!
نَحْنُ خَلَقْنَاكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ۟
naḥnü ḫalaḳnâküm felevlâ tüṣaddiḳûn.
Sizi biz yarattık. Tasdik etmeniz gerekmez mi?
اَفَرَاَيْتُمْ مَا تُمْنُونَۜ
eferaeytüm mâ tümnûn.
Söyleyin öyleyse, (rahimlere) döktüğünüz meni nedir?
ءَاَنْتُمْ تَخْلُقُونَهُٓ اَمْ نَحْنُ الْخَالِقُونَ
eentüm taḫlüḳûnehû em naḥnü-lḫâliḳûn.
Onu siz mi yaratıyorsunuz yoksa yaratan biz miyiz?
نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ الْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقٖينَۙ
naḥnü ḳaddernâ beynekümü-lmevte vemâ naḥnü bimesbûḳîn.
Aranızda ölümü takdir eden biziz. Ve biz, önüne geçilebileceklerden değiliz.
عَلٰٓى اَنْ نُبَدِّلَ اَمْثَالَكُمْ وَنُنْشِئَكُمْ فٖي مَا لَا تَعْلَمُونَ
`alâ en nübeddile emŝâleküm venünşieküm fî mâ lâ ta`lemûn.
Böylece sizin yerinize benzerlerinizi getirelim ve sizi bilmediğiniz bir alemde tekrar var edelim diye (ölümü takdir ettik).
وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ النَّشْاَةَ الْاُو۫لٰى فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ
veleḳad `alimtümü-nneş'ete-l'ûlâ felevlâ teẕekkerûn.
Andolsun, ilk yaratılışı bildiniz. Düşünüp ibret almanız gerekmez mi?
ءَاَنْتُمْ تَزْرَعُونَهُٓ اَمْ نَحْنُ الزَّارِعُونَ
eentüm tezra`ûnehû em naḥnü-zzâri`ûn.
Onu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren biz miyiz?