Meâric Suresi
وَمَنْ فِي الْاَرْضِ جَمٖيعاًۙ ثُمَّ يُنْجٖيهِۙ
vemen fi-l'arḍi cemî`an ŝümme yüncîh.
Ve yeryüzünde kim varsa hepsini fidye olarak versin de, tek kendini kurtarsın.
كَلَّاۜ اِنَّهَا لَظٰىۙ
kellâ. innehâ leżâ.
Fakat ne mümkün! Bilinmeli ki, o (cehennem) alevlenen bir ateştir.
تَدْعُوا مَنْ اَدْبَرَ وَتَوَلّٰىۙ
ted`û men edbera vetevellâ.
Yüz çevirip geri döneni, (kendine) çağırır!
اِنَّ الْاِنْسَانَ خُلِقَ هَلُوعاًۙ
inne-l'insâne ḫuliḳa helû`â.
Gerçekten insan, pek hırslı (ve sabırsız) yaratılmıştır.
اِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ جَزُوعاًۙ
iẕâ messehü-şşerru cezû`â.
Kendisine fenalık dokunduğunda sızlanır, feryat eder.
وَاِذَا مَسَّهُ الْخَيْرُ مَنُوعاًۙ
veiẕâ messehü-lḫayru menû`â.
Ona imkan verildiğinde ise pinti kesilir.
اَلَّذٖينَ هُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ دَٓائِمُونَۖ
elleẕîne hüm `alâ ṣalâtihim dâimûn.
Ki, onlar namazlarında devamlıdırlar (ihmal göstermezler;).
وَالَّذٖينَ فٖٓي اَمْوَالِهِمْ حَقٌّ مَعْلُومٌۙ
velleẕîne fî emvâlihim ḥaḳḳum ma`lûm.
Mallarında, belli bir hak vardır,