📖Ayet detayı ve mealler için meale tıklayın.
وَمَنْ فِي الْاَرْضِ جَمٖيعاًۙ ثُمَّ يُنْجٖيهِۙ
vemen fi-l'arḍi cemî`an ŝümme yüncîh.
Ve yeryüzünde kim varsa hepsini fidye olarak versin de, tek kendini kurtarsın.
▼
كَلَّاۜ اِنَّهَا لَظٰىۙ
kellâ. innehâ leżâ.
Fakat ne mümkün! Bilinmeli ki, o (cehennem) alevlenen bir ateştir.
▼
نَزَّاعَةً لِلشَّوٰىۚ
nezzâ`atel lişşevâ.
Derileri kavurup soyar.
▼
تَدْعُوا مَنْ اَدْبَرَ وَتَوَلّٰىۙ
ted`û men edbera vetevellâ.
Yüz çevirip geri döneni, (kendine) çağırır!
▼
وَجَمَعَ فَاَوْعٰى
veceme`a feev`â.
(Servet) toplayıp yığan kimseyi!.
▼
اِنَّ الْاِنْسَانَ خُلِقَ هَلُوعاًۙ
inne-l'insâne ḫuliḳa helû`â.
Gerçekten insan, pek hırslı (ve sabırsız) yaratılmıştır.
▼
اِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ جَزُوعاًۙ
iẕâ messehü-şşerru cezû`â.
Kendisine fenalık dokunduğunda sızlanır, feryat eder.
▼
وَاِذَا مَسَّهُ الْخَيْرُ مَنُوعاًۙ
veiẕâ messehü-lḫayru menû`â.
Ona imkan verildiğinde ise pinti kesilir.
▼
اِلَّا الْمُصَلّٖينَۙ
ille-lmüṣallîn.
Ancak şunlar öyle değildir: Namaz kılanlar,
▼
اَلَّذٖينَ هُمْ عَلٰى صَلَاتِهِمْ دَٓائِمُونَۖ
elleẕîne hüm `alâ ṣalâtihim dâimûn.
Ki, onlar namazlarında devamlıdırlar (ihmal göstermezler;).
▼
وَالَّذٖينَ فٖٓي اَمْوَالِهِمْ حَقٌّ مَعْلُومٌۙ
velleẕîne fî emvâlihim ḥaḳḳum ma`lûm.
Mallarında, belli bir hak vardır,
▼
لِلسَّٓائِلِ وَالْمَحْرُومِۖ
lissâili velmaḥrûm.
Saile ve mahruma(vermek için).
▼
وَالَّذٖينَ يُصَدِّقُونَ بِيَوْمِ الدّٖينِۖ
velleẕîne yüṣaddiḳûne biyevmi-ddîn.
Ceza (ve hesap) gününün doğruluğuna inananlar;
▼