Nebe’ Suresi
اِنَّهُمْ كَانُوا لَا يَرْجُونَ حِسَاباًۙ
innehüm kânû lâ yercûne ḥisâbâ.
Çünkü onlar hesap gününü (geleceğini) ummazlardı.
وَكَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا كِذَّاباًۜ
vekeẕẕebû biâyâtinâ kiẕẕâbâ.
Bizim ayetlerimizi yalanladıkça yalanlamışlardı.
وَكُلَّ شَيْءٍ اَحْصَيْنَاهُ كِتَاباً
vekülle şey'in aḥṣaynâhü kitâbâ.
Biz ise her şeyi bir kitapta sayıp yazmışızdır.
فَذُوقُوا فَلَنْ نَزٖيدَكُمْ اِلَّا عَذَاباً۟
feẕûḳû felen nezîdeküm illâ `aẕâbâ.
Tadın! Bundan sonra yalnızca azabınızı arttıracağız.
اِنَّ لِلْمُتَّقٖينَ مَفَازاًۙ
inne lilmütteḳîne mefâzâ.
Şüphesiz takva sahipleri için de başarı ödülü vardır.
لَا يَسْمَعُونَ فٖيهَا لَغْواً وَلَا كِذَّاباًۚ
lâ yesme`ûne fîhâ lagvev velâ kiẕẕâbâ.
Onlar orada ne boş bir lakırdı ne de yalan işitirler.
جَزَٓاءً مِنْ رَبِّكَ عَطَٓاءً حِسَاباًۙ
cezâem mir rabbike `aṭâen ḥisâbâ.
Bunlar Rabbinin yeterli bir bağışı, mükafatıdır.
رَبِّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَاۙ الرَّحْمٰنِ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَاباًۙ
rabbi-ssemâvâti vel'arḍi vemâ beynehüme-rraḥmâni lâ yemlikûne minhü ḫiṭâbâ.
O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir. O, rahmandır. O gün insanlar O'na karşı konuşmaya yetkili değillerdir.
يَوْمَ يَقُومُ الرُّوحُ وَالْمَلٰٓئِكَةُ صَفاًّۜ لَا يَتَكَلَّمُونَ اِلَّا مَنْ اَذِنَ لَهُ الرَّحْمٰنُ وَقَالَ صَوَاباً
yevme yeḳûmü-rrûḥu velmelâiketü ṣaffâ. lâ yetekellemûne illâ men eẕine lehü-rraḥmânü veḳâle ṣavâbâ.
Ruh (Cebrail) ve melekler saf saf olup durduğu gün, Rahman'ın izin verdiklerinden başkaları konuşmazlar; konuşan da doğruyu söyler.