📖Ayet detayı ve mealler için meale tıklayın.
اَتَوَاصَوْا بِهٖۚ بَلْ هُمْ قَوْمٌ طَاغُونَ
etevâṣav bih. bel hüm ḳavmün ṭâgûn.
Bunu (nesilden nesile) birbirlerine vasiyet mi ettiler? Doğrusu onlar azgın bir topluluktur.
▼
فَتَوَلَّ عَنْهُمْ فَمَٓا اَنْتَ بِمَلُومٍۘ
fetevelle `anhüm femâ ente bimelûm.
Artık onlara aldırma. (Davete uymamalarından dolayı) sen kınanacak değilsin.
▼
وَذَكِّرْ فَاِنَّ الذِّكْرٰى تَنْفَعُ الْمُؤْمِنٖينَ
veẕekkir feinne-ẕẕikrâ tenfe`u-lmü'minîn.
Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt müminlere fayda verir.
▼
وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْاِنْسَ اِلَّا لِيَعْبُدُونِ
vemâ ḫalaḳtü-lcinne vel'inse illâ liya`büdûn.
Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.
▼
مَٓا اُرٖيدُ مِنْهُمْ مِنْ رِزْقٍ وَمَٓا اُرٖيدُ اَنْ يُطْعِمُونِ
mâ ürîdü minhüm mir rizḳiv vemâ ürîdü ey yuṭ`imûn.
Ben onlardan rızık istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum.
▼
اِنَّ اللّٰهَ هُوَ الرَّزَّاقُ ذُوالْقُوَّةِ الْمَتٖينُ
inne-llâhe hüve-rrazzâḳu ẕü-lḳuvveti-lmetîn.
Şüphesiz rızık veren, güç ve kuvvet sahibi olan ancak Allah'tır.
▼
فَاِنَّ لِلَّذٖينَ ظَلَمُوا ذَنُوباً مِثْلَ ذَنُوبِ اَصْحَابِهِمْ فَلَا يَسْتَعْجِلُونِ
feinne lilleẕîne żalemû ẕenûbem miŝle ẕenûbi aṣḥâbihim felâ yesta`cilûn.
Muhakkak ki bu zulmedenlerin de, geçmişlerinin payı gibi (azaptan) bir payları vardır! O halde acele etmesinler!
▼
فَوَيْلٌ لِلَّذٖينَ كَفَرُوا مِنْ يَوْمِهِمُ الَّذٖي يُوعَدُونَ
feveylül lilleẕîne keferû miy yevmihimü-lleẕî yû`adûn.
Başlarına gelecek (acı) günlerinden dolayı vay o kafirlerin haline!
▼