📖Ayet detayı ve mealler için meale tıklayın.
وَمِزَاجُهُ مِنْ تَسْنٖيمٍۙ
vemizâcühû min tesnîm.
Karışımı Tesnim'dendir.
▼
عَيْناً يَشْرَبُ بِهَا الْمُقَرَّبُونَۜ
`ayney yeşrabü bihe-lmüḳarrabûn.
(O Tesnim Allah'a) Yakın olanların içecekleri bir kaynaktır.
▼
اِنَّ الَّذٖينَ اَجْرَمُوا كَانُوا مِنَ الَّذٖينَ اٰمَنُوا يَضْحَكُونَۘ
inne-lleẕîne ecramû kânû mine-lleẕîne âmenû yaḍḥakûn.
Şüphesiz günahkarlar, (dünyada) iman edenlere gülerlerdi.
▼
وَاِذَا مَرُّوا بِهِمْ يَتَغَامَزُونَۘ
veiẕâ merrû bihim yetegâmezûn.
Onlarla karşılaştıklarında kaş göz hareketiyle alay ederlerdi.
▼
وَاِذَا انْقَلَـبُٓوا اِلٰٓى اَهْلِهِمُ انْقَلَبُوا فَكِهٖينَۘ
veiẕe-nḳalebû ilâ ehlihimü-nḳalebû fekihîn.
Ailelerine döndüklerinde, (alaylarından dolayı) keyiflenerek dönerlerdi.
▼
وَاِذَا رَاَوْهُمْ قَالُٓوا اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ لَضَٓالُّونَۙ
veiẕâ raevhüm ḳâlû inne hâülâi leḍâllûn.
Müminleri gördüklerinde: "Şüphesiz bunlar sapıtmış" derlerdi.
▼
وَمَٓا اُرْسِلُوا عَلَيْهِمْ حَافِظٖينَۜ
vemâ ürsilû `aleyhim ḥâfiżîn.
Halbuki onlar, müminleri denetleyici olarak gönderilmediler.
▼
فَالْيَوْمَ الَّذٖينَ اٰمَنُوا مِنَ الْكُفَّارِ يَضْحَكُونَۙ
felyevme-lleẕîne âmenû mine-lküffâri yaḍḥakûn.
İşte o gün (ahirette) de iman edenler kafirlere gülerler.
▼
عَلَى الْاَرَٓائِكِۙ يَنْظُرُونَۜ
`ale-l'erâiki yenżurûn.
Koltuklar üzerinde etrafa bakarlar.
▼
هَلْ ثُوِّبَ الْكُفَّارُ مَا كَانُوا يَفْعَلُونَ
hel ŝüvvibe-lküffâru mâ kânû yef`alûn.
Kafirler yaptıklarının cezasını bulduar mı! (Elbette buldular.)
▼