📖Ayet detayı ve mealler için meale tıklayın.
اِنَّ رَبَّكَ لَبِالْمِرْصَادِۜ
inne rabbeke lebilmirṣâd.
Çünkü Rabbin (her an) gözetlemededir.
▼
فَاَمَّا الْاِنْسَانُ اِذَا مَا ابْتَلٰيهُ رَبُّهُ فَاَكْرَمَهُ وَنَعَّمَهُ فَيَقُولُ رَبّٖٓي اَكْرَمَنِۜ
feemme-l'insânü iẕâ me-btelâhü rabbühû feekramehû vene``amehû feyeḳûlü rabbî ekramen.
İnsan var ya, Rabbi kendisini imtihan edip de ikramda bulunduğunda ve bol nimet verdiğinde "Rabbim bana ikram etti" der.
▼
وَاَمَّٓا اِذَا مَا ابْتَلٰيهُ فَقَدَرَ عَلَيْهِ رِزْقَهُ فَيَقُولُ رَبّٖٓي اَهَانَنِۚ
veemmâ iẕâ me-btelâhü feḳadera `aleyhi rizḳahû feyeḳûlü rabbî ehânen.
Onu imtihan edip rızkını daralttığında ise "Rabbim beni önemsemedi" der.
▼
كَلَّا بَلْ لَا تُكْرِمُونَ الْيَتٖيمَۙ
kellâ bel lâ tükrimûne-lyetîm.
Hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz,
▼
وَلَا تَحَٓاضُّونَ عَلٰى طَعَامِ الْمِسْكٖينِۙ
velâ teḥâḍḍûne `alâ ṭa`âmi-lmiskîn.
Yoksulu yedirmeye birbirinizi teşvik etmiyorsunuz,
▼
وَتَأْكُلُونَ التُّرَاثَ اَكْلاً لَماًّۙ
vete'külûne-ttürâŝe eklel lemmâ.
Haram helal demeden mirası yiyorsunuz.
▼
وَتُحِبُّونَ الْمَالَ حُباًّ جَماًّۜ
vetüḥibbûne-lmâle ḥubben cemmâ.
Malı aşırı biçimde seviyorsunuz.
▼
كَلَّٓا اِذَا دُكَّتِ الْاَرْضُ دَكاًّ دَكاًّۙ
kellâ iẕâ dükketi-l'arḍu dekken dekkâ.
Ama yeryüzü parça parça döküldüğü,
▼
وَجَٓاءَ رَبُّكَ وَالْمَلَكُ صَفاًّ صَفاًّۚ
vecâe rabbüke velmelekü ṣaffen ṣaffâ.
Rabbin(in emri) geldiği ve melekler saf saf dizildiği zaman (her şey ortaya çıkacaktır).
▼
وَجٖٓيءَ يَوْمَئِذٍ بِجَهَنَّمَ يَوْمَئِذٍ يَتَذَكَّرُ الْاِنْسَانُ وَاَنّٰى لَهُ الذِّكْرٰىۜ
vecîe yevmeiẕim bicehenneme yevmeiẕiy yeteẕekkeru-l'insânü veennâ lehü-ẕẕikrâ.
O gün cehennem getirilir, insan yaptıklarını birer birer hatırlar. Fakat bu hatırlamanın ne faydası var!
▼
يَقُولُ يَا لَيْتَنٖي قَدَّمْتُ لِحَيَاتٖيۚ
yeḳûlü yâ leytenî ḳaddemtü liḥayâtî.
(İşte o zaman insan:) "Keşke bu hayatım için bir şeyler yapıp gönderseydim!" der.
▼
فَيَوْمَئِذٍ لَا يُعَذِّبُ عَذَابَهُٓ اَحَدٌۙ
feyevmeiẕil lâ yü`aẕẕibü `aẕâbehû eḥad.
Artık o gün, Allah'ın edeceği azabı kimse edemez.
▼
وَلَا يُوثِقُ وَثَاقَهُٓ اَحَدٌۜ
velâ yûŝiḳu veŝâḳahû eḥad.
O'nun vuracağı bağı kimse vuramaz.
▼