📖Ayet detayı ve mealler için meale tıklayın.
اِلَّا عِبَادَكَ مِنْهُمُ الْمُخْلَصٖينَ
illâ `ibâdeke minhümü-lmuḫleṣîn.
Ancak onlardan ihlaslı kulların müstesna.
▼
قَالَ هٰذَا صِرَاطٌ عَلَيَّ مُسْتَقٖيمٌ
ḳâle hâẕâ ṣirâṭun `aleyye müsteḳîm.
(Allah) şöyle buyurdu: "İşte bana varan dosdoğru yol budur."
▼
اِنَّ عِبَادٖي لَيْسَ لَكَ عَلَيْهِمْ سُلْطَانٌ اِلَّا مَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الْغَاوٖينَ
inne `ibâdî leyse leke `aleyhim sülṭânün illâ meni-ttebe`ake mine-lgâvîn.
"Şüphesiz kullarım üzerinde senin bir hakimiyetin yoktur. Ancak azgınlardan sana uyanlar müstesna."
▼
وَاِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوْعِدُهُمْ اَجْمَعٖينَۙ
veinne cehenneme lemev`idühüm ecme`în.
Muhakkak cehennem, onların hepsine vadolunan yerdir.
▼
لَهَا سَبْعَةُ اَبْوَابٍۜ لِكُلِّ بَابٍ مِنْهُمْ جُزْءٌ مَقْسُومٌ۟
lehâ seb`atü ebvâb. likülli bâbim minhüm cüz'üm maḳsûm.
Cehennemin yedi kapısı vardır. Onlardan her kapı için birer gurup ayrılmıştır.
▼
اِنَّ الْمُتَّقٖينَ فٖي جَنَّاتٍ وَعُيُونٍۜ
inne-lmütteḳîne fî cennâtiv ve`uyûn.
(Allah'ın azabından korkup rahmetine sığınan) takva sahipleri, mutlaka cennetlerde ve pınar başlarında olacaklar.
▼
اُدْخُلُوهَا بِسَلَامٍ اٰمِنٖينَ
üdḫulûhâ biselâmin âminîn.
"Oraya emniyet ve selametle girin" (denilir, onlara).
▼
وَنَزَعْنَا مَا فٖي صُدُورِهِمْ مِنْ غِلٍّ اِخْوَاناً عَلٰى سُرُرٍ مُتَقَابِلٖينَ
veneza`nâ mâ fî ṣudûrihim min gillin iḫvânen `alâ sürurim müteḳâbilîn.
Biz, onların gönüllerindeki kini söküp attık; onlar artık köşkler üzerinde karşı karşıya oturan kardeşler olacaklar.
▼
لَا يَمَسُّهُمْ فٖيهَا نَصَبٌ وَمَا هُمْ مِنْهَا بِمُخْرَجٖينَ
lâ yemessühüm fîhâ neṣabüv vemâ hüm minhâ bimuḫracîn.
Onlara orada hiçbir yorgunluk gelmeyecek ve onlar, oradan çıkarılmayacaklardır.
▼
نَبِّئْ عِبَادٖٓي اَنّٖٓي اَنَا الْغَفُورُ الرَّحٖيمُۙ
nebbi' `ibâdî ennî ene-lgafûru-rraḥîm.
(Resulüm!) Kullarıma, benim, çok bağışlayıcı ve pek esirgeyici olduğumu haber ver.
▼
وَاَنَّ عَذَابٖي هُوَ الْعَذَابُ الْاَلٖيمُ
veenne `aẕâbî hüve-l`aẕâbü-l'elîm.
Benim azabımın elem verici bir azap olduğunu da bildir.
▼
وَنَبِّئْهُمْ عَنْ ضَيْفِ اِبْرٰهٖيمَۢ
venebbi'hüm `an ḍayfi ibrâhîm.
Onlara İbrahim'in misafirlerinden (meleklerden) de haber ver.
▼
اِذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلَاماًۜ قَالَ اِنَّا مِنْكُمْ وَجِلُونَ
iẕ deḫalû `aleyhi feḳâlû selâmâ. ḳâle innâ minküm vecilûn.
Onun yanına girdikleri zaman, "selam" dediler. (İbrahim:) Biz sizden çekiniyoruz, dedi.
▼