📖Ayet detayı ve mealler için meale tıklayın.
اِنَّا لَمُغْرَمُونَۙ
innâ lemugramûn.
"Doğrusu borç altına girdik.
▼
بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ
bel naḥnü maḥrûmûn.
Daha doğrusu, biz yoksul kaldık" (derdiniz).
▼
اَفَرَاَيْتُمُ الْمَٓاءَ الَّذٖي تَشْرَبُونَۜ
eferaeytümü-lmâe-lleẕî teşrabûn.
Ya içtiğiniz suya ne dersiniz?
▼
ءَاَنْتُمْ اَنْزَلْتُمُوهُ مِنَ الْمُزْنِ اَمْ نَحْنُ الْمُنْزِلُونَ
eentüm enzeltümûhü mine-lmüzni em naḥnü-lmünzilûn.
Buluttan onu siz mi indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz?
▼
لَوْ نَشَٓاءُ جَعَلْنَاهُ اُجَاجاً فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ
lev neşâü ce`alnâhü ücâcen felevlâ teşkürûn.
Dileseydik onu tuzlu yapardık. Şükretmeniz gerekmez mi?
▼
اَفَرَاَيْتُمُ النَّارَ الَّتٖي تُورُونَۜ
eferaeytümü-nnâra-lletî tûrûn.
Söyleyin şimdi bana, tutuşturmakta olduğunuz ateşi,
▼
ءَاَنْتُمْ اَنْشَأْتُمْ شَجَرَتَـهَٓا اَمْ نَحْنُ الْمُنْشِؤُ۫نَ
eentüm enşe'tüm şeceratehâ em naḥnü-lmünşiûn.
Onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz?
▼
نَحْنُ جَعَلْنَاهَا تَذْكِرَةً وَمَتَاعاً لِلْمُقْوٖينَۚ
naḥnü ce`alnâhâ teẕkiratev vemetâ`al lilmuḳvîn.
Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık.
▼
فَسَبِّحْ بِاسْمِ رَبِّكَ الْعَظٖيمِ۟
fesebbiḥ bismi rabbike-l`ażîm.
Öyleyse ulu Rabbinin adını tesbih et.
▼
فَلَٓا اُقْسِمُ بِمَوَاقِـعِ النُّجُومِۙ
felâ uḳsimü bimevâḳi`i-nnücûm.
Hayır! Yıldızların yerlerine yemin ederim ki,
▼
وَاِنَّهُ لَقَسَمٌ لَوْ تَعْلَمُونَ عَظٖيمٌۙ
veinnehû leḳasemül lev ta`lemûne `ażîm.
Bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir.
▼
اِنَّهُ لَقُرْاٰنٌ كَرٖيمٌۙ
innehû leḳur'ânün kerîm.
Şüphesiz bu, değerli bir Kur'an'dır,
▼
فٖي كِتَابٍ مَكْنُونٍۙ
fî kitâbim meknûn.
Korunmuş bir kitaptır.
▼