Sureler/Ash-Shu'araa
Ayete git:
📖Ayet detayı ve mealler için ayetin üzerine tıklayın.
سُورَةُ الشُّعَرَاءِ

Ash-Shu'araa Suresi

Mekki·227 Ayet·26. Sure
196

وَإِنَّهُۥ لَفِى زُبُرِ ٱلْأَوَّلِينَ

veinnehû lefî zübüri-l'evvelîn.

O, daha öncekilerin kitabında da zikredilmiştir.

📖Tefsir Oku
197

أَوَلَمْ يَكُن لَّهُمْ ءَايَةً أَن يَعْلَمَهُۥ عُلَمَٰٓؤُا۟ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ

evelem yekül lehüm âyeten ey ya`lemehû `ulemâü benî isrâîl.

İsrailoğulları bilginlerinin bunu bilmeye bir delilleri yok muydu?

📖Tefsir Oku
198

وَلَوْ نَزَّلْنَٰهُ عَلَىٰ بَعْضِ ٱلْأَعْجَمِينَ

velev nezzelnâhü `alâ ba`ḍi-l'a`cemîn.

Biz Kuran'ı Arapça bilmeyen kimselerden birine indirseydik de o bunları okusaydı yine de ona inanmazlardı.

📖Tefsir Oku
199

فَقَرَأَهُۥ عَلَيْهِم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ مُؤْمِنِينَ

feḳara'ehû `aleyhim mâ kânû bihî mü'minîn.

Biz Kuran'ı Arapça bilmeyen kimselerden birine indirseydik de o bunları okusaydı yine de ona inanmazlardı.

📖Tefsir Oku
200

كَذَٰلِكَ سَلَكْنَٰهُ فِى قُلُوبِ ٱلْمُجْرِمِينَ

keẕâlike seleknâhü fî ḳulûbi-lmücrimîn.

Suçluların kalblerine Kuran'ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.

📖Tefsir Oku
201

لَا يُؤْمِنُونَ بِهِۦ حَتَّىٰ يَرَوُا۟ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَلِيمَ

lâ yü'minûne bihî ḥattâ yeravu-l`aẕâbe-l'elîm.

Suçluların kalblerine Kuran'ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.

📖Tefsir Oku
202

فَيَأْتِيَهُم بَغْتَةًۭ وَهُمْ لَا يَشْعُرُونَ

feye'tiyehüm bagtetev vehüm lâ yeş`urûn.

Suçluların kalblerine Kuran'ı böylece sokarız da, can yakıcı azabı görmedikçe ona inanmazlar. Bu azap onlara haberleri olmadan geliverecektir.

📖Tefsir Oku
203

فَيَقُولُوا۟ هَلْ نَحْنُ مُنظَرُونَ

feyeḳûlû hel naḥnü münżarûn.

O zaman "Erteye bırakılmaz mıyız?" derler.

📖Tefsir Oku
204

أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ

efebi`aẕâbinâ yesta`cilûn.

Bizim azabımızı mı acele istiyorlardı?

📖Tefsir Oku
205

أَفَرَءَيْتَ إِن مَّتَّعْنَٰهُمْ سِنِينَ

eferaeyte im metta`nâhüm sinîn.

Söylesene, Biz onlara yıllar yılı nimetler vermiş olsak, sonra da tehdit edildikleri şey başlarına gelse, kendilerine verilmiş olan nimetler onlara bir fayda sağlar mı?

📖Tefsir Oku
206

ثُمَّ جَآءَهُم مَّا كَانُوا۟ يُوعَدُونَ

ŝümme câehüm mâ kânû yû`adûn.

Söylesene, Biz onlara yıllar yılı nimetler vermiş olsak, sonra da tehdit edildikleri şey başlarına gelse, kendilerine verilmiş olan nimetler onlara bir fayda sağlar mı?

📖Tefsir Oku
207

مَآ أَغْنَىٰ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يُمَتَّعُونَ

mâ agnâ `anhüm mâ kânû yümette`ûn.

Söylesene, Biz onlara yıllar yılı nimetler vermiş olsak, sonra da tehdit edildikleri şey başlarına gelse, kendilerine verilmiş olan nimetler onlara bir fayda sağlar mı?

📖Tefsir Oku
208

وَمَآ أَهْلَكْنَا مِن قَرْيَةٍ إِلَّا لَهَا مُنذِرُونَ

vemâ ehleknâ min ḳaryetin illâ lehâ münẕirûn.

Hiçbir kent halkını kendilerine öğüt veren uyarıcılar gelmeden yok etmedik. Biz zalim değiliz.

📖Tefsir Oku
← Önceki1…1415161718Sonraki →
← Al-Furqaan
Mekki · 227 Ayet
An-Naml →
Hikmetü'l-Kur'an
Gezinti
🏠Ana Sayfa